Billy Wilder
Yönetmen · Senarist · Yapımcı · 1906-06-22
Billy Wilder, yönetmen; Some Like It Hot ve Sunset Boulevard gibi yapımlarda yer aldı. Bu sayfada hakkındaki 56 bilgi kaynaklarıyla birlikte toplandı.
56 bilgi · 1 yazı · 6 yapım
Billy Wilder hakkında 56 bilgi
56 bilgi gösteriliyor.
- Wilder, ABD'ye giriş için Meksika üzerinden denemeler yapmış, ancak ABD'li yetkililer onu aylarca geri çevirmişti. Umudunu yitirmek üzereyken, yeni bir göçmen memuruna başvurdu ve memur mesleğini sordu. Film yapımcısı olduğunu söyleyince memur evraklarını damgaladı ve ABD'ye girerken ona "O zaman iyi filmler yap" dedi. Bu olay, Wilder'ın Hollywood kariyerinin başlangıcındaki zorlukları ve şansın rolünü gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder'ın idolü ve akıl hocası, Alman yönetmen Ernst Lubitsch'ti. Ofisinde her zaman "Lubitsch bunu nasıl yapardı?" yazan bir tabela asılıydı. Bu tabela, Wilder'ın Lubitsch'in zarif ve zeki komedi anlayışına olan hayranlığını ve kendi çalışmalarında onun izinden gitme arzusunu simgeliyordu.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, Billy Bob Thornton'a bir keresinde oyunculuk için fazla çirkin olduğunu ve bu kusurlu yüz hatlarını kullanabileceği bir senaryo yazması gerektiğini söyledi. Thornton bu tavsiyeye uyarak Sling Blade (1996) filminin senaryosunu yazdı ve bu senaryoyla Oscar kazandı. Bu olay, Wilder'ın keskin gözlem gücünü ve genç yeteneklere verdiği pratik tavsiyeleri gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Yuvarlak yüzü ve bitmek bilmeyen enerjisi nedeniyle insanlar Wilder'ı genellikle kısa ve zayıf biri olarak hayal ederdi. Oysa gerçekte 5'11" boyundaydı, yani kendi favori yıldızı Jack Lemmon'dan bile biraz daha uzundu. Bu yanılgı, onun ekrandaki varlığının ve kişiliğinin fiziksel görünümünden daha baskın olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder'ın annesi Gitla Siedlisker, 1943'te Plaszow toplama kampında öldürüldü. Üvey babası Bernard (Berl) Siedlisker ise 1942'de Belzec toplama kampında hayatını kaybetti. Büyükannesi Balbina Baldinger de 1943'te Nowy Targ gettosunda öldü. Bu aile kayıpları, Wilder'ın hayatının en karanlık dönemlerinden birini oluşturur ve onun savaş sonrası çalışmalarına derin bir duygusal yük katar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1933'te film yapmak için Berlin'e giden Wilder, annesini ve üvey babasını bir daha göremedi. II. Dünya Savaşı sırasında Amerikan ordusuna katılarak savaşın yıktığı Avrupa'da devriye gezdi ve yoğun araştırmalar sonucu ailesinin toplama kamplarında öldürüldüğünü, büyükannesinin ise bir Polonya gettosunda yaşamını yitirdiğini öğrendi. Bu acıyı genellikle konuşmayı reddeden Wilder, bir keresinde bir film yönetirken bir oyuncunun canlandırdığı Nazi karakterine sempati duyduğunu ifade etmesi üzerine öfkeyle "O piçler annemi öldürdü!" diye bağırdı. Bu olay, savaşın ve kayıpların onun üzerindeki derin etkisini gözler önüne serer.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, Schindler'in Listesi (1993) senaryosu üzerinde Steven Spielberg ile yakın işbirliği yaptı ve filmi yönetmesi düşünülen birkaç isimden biriydi; Roman Polanski ve Martin Scorsese de projeyi reddetmişti. Wilder, filmi yönetmeyi ciddi şekilde düşünse de, yaşının ilerlemiş olması (emekli olmuştu) ve konunun kendisi için neredeyse fazla kişisel olması (annesi, üvey babası ve büyükannesi Holokost'ta öldürülmüştü) nedeniyle vazgeçti. Sonunda Spielberg'e bu filmi yönetmesi gerektiğini söyleyen kişi oldu.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- "Isn't it Romantic?" şarkısı, Wilder'ın filmlerinde sık sık karşımıza çıkar. Bunun nedeni şarkıya olan özel bir sevgisi değil, kendi deyimiyle "ucuz" olmasıydı. Wilder, şarkıyı ilk lisansladığında çok avantajlı bir anlaşma yapmış ve bu sayede şarkıyı defalarca kullanma hakkı elde etmişti. Bu durum, onun pratik zekâsını ve bütçe konusundaki titizliğini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, Amerikan Film Enstitüsü'nün (AFI) hazırladığı Tüm Zamanların En İyi 100 Filmi listesinde dört filmle yer alır: Sunset Boulevard (1950) 16. sırada, Some Like It Hot (1959) 22. sırada, Double Indemnity (1944) 29. sırada ve The Apartment (1960) 80. sıradadır. Bu başarı, onun hem kara film hem komedi türlerindeki ustalığını ve sinema tarihine bıraktığı kalıcı mirası kanıtlar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, kariyeri boyunca Oscar'a aday gösterilen performanslarda 14 farklı oyuncu yönetti: Barbara Stanwyck, Ray Milland, William Holden, Gloria Swanson, Erich von Stroheim, Nancy Olson, Robert Strauss, Audrey Hepburn, Charles Laughton, Elsa Lanchester, Jack Lemmon, Jack Kruschen, Shirley MacLaine ve Walter Matthau. Bu oyunculardan Milland, Holden ve Matthau, Wilder'ın filmlerindeki performanslarıyla Oscar heykelciğini kazandı. Bu istatistik, onun oyuncu yönetimindeki yeteneğini ve oyuncularından en iyi performansı çıkarma becerisini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Bir yazar olarak Wilder'ın tuhaf alışkanlıkları vardı. Yalnız yazmaktan nefret eder, bu yüzden neredeyse her zaman bir ortakla çalışırdı; odada onunla birlikte olacak birini isterdi. Ancak ortaklarının çoğu, hoşlanmadığı bir fikir duyduğunda zalim ve aşağılayıcı olabildiğinden şikâyet ederdi. Bu yüzden birçok yazar, onun bu tavrına dayanamayıp işi bıraktı. Bu durum, Wilder'ın yaratıcı süreçteki mükemmeliyetçiliğinin ve sert eleştiri tarzının bir yansımasıdır.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, çocukların yanında her zaman huzursuz hissederdi ve ilk evliliğinden olan iki çocuğuna karşı ilgisiz bir babaydı. İkinci eşi Audrey ile çocuk istememe konusunda anlaşmışlardı. Bu durum, onun kişisel hayatındaki mesafeli tavrını ve kariyerine olan yoğun bağlılığını gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Tom Cruise ve Cameron Crowe, Jerry Maguire (1996) filminde Wilder'ın küçük bir rol alması için ona yalvardılar, ancak Wilder bu teklifi kesin bir dille reddetti. Bu olay, Wilder'ın emeklilik döneminde bile kamera karşısına geçmeye pek hevesli olmadığını ve kendi seçimlerine sadık kaldığını gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, Amerikan Film Enstitüsü'nün En Komik 100 Film listesinde beş filmle yer alır: Some Like It Hot (1959) 1. sırada, The Apartment (1960) 20. sırada, The Seven Year Itch (1955) 51. sırada, Ninotchka (1939) 52. sırada ve Ball of Fire (1941) 92. sıradadır. Bu filmlerin hepsi onun imzasını taşıyan keskin diyaloglar ve zamansız mizah anlayışıyla doludur.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, aynı film için En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo (Özgün veya Uyarlama) Oscar'larını kazanan seçkin bir yönetmen grubunun üyesidir. 1961'de The Apartment (1960) ile bu üç ödülü de kazanarak bu başarıyı elde etti. Bu grupta Leo McCarey, Francis Ford Coppola, James L. Brooks, Peter Jackson, Joel ve Ethan Coen, Alejandro G. Iñárritu ve Bong Joon Ho gibi isimler de yer alır.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, kariyeri boyunca iki ana ortak yazarla çalıştı. İlk dönemlerinde, yazma odasında güçlü bir tartışmacı denge unsuru sağlayan daha yaşlı bir isim olan Charles Brackett ile birlikte çalıştı. Daha sonra ise Wilder'ın alaycı ve mizahi dünya görüşüne daha uygun olan I.A.L. Diamond ile uzun süreli bir ortaklık kurdu. Bu iki farklı işbirliği, onun yazarlık tarzının evrimini ve farklı kişiliklerle uyum sağlama becerisini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, Samuel Wilder olarak doğmasına rağmen, bebekliğinden itibaren annesi tarafından "Billie" olarak çağrıldı ve bu isim hayatı boyunca kaldı. Bazıları bu ismin annesinin Batılı karakter Buffalo Bill Cody'ye olan hayranlığından geldiğini öne sürerken, bazıları da annesinin sadece kulağa Amerikan geldiği için bu ismi seçtiğini düşünür. Annesinin Amerikan kültürüne olan takıntısı, bu isim seçiminde etkili olmuş olabilir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1950'lerin başında Wilder, ünlü komedi ikilisi Stan Laurel ve Oliver Hardy ile bir film yapmayı planlamıştı. Filmin açılış sahnesinde Stan ve Ollie'nin Hollywood tabelasının "o" harflerinde uyuması düşünülüyordu ve konu, aralarına giren bir kadın etrafında dönüyordu. Ancak Hardy'nin sağlığının bozulması nedeniyle bu proje hiç hayata geçirilemedi. Bu plan, Wilder'ın hayal gücünün ne kadar geniş olduğunu ve klasik komedyenlere olan ilgisini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, Mayıs 2012'de ABD Posta Pulu ile onurlandırıldı. Bu ödül, Frank Capra, John Ford ve John Huston gibi sinema tarihinin diğer büyük yönetmenleriyle birlikte verildi. Bu onur, Wilder'ın Amerikan sinemasına yaptığı katkıların ve kalıcı etkisinin bir göstergesidir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, "Sheldrake" ismini o kadar sevdi ki bu ismi üç farklı filminde kullandı: The Apartment (1960), Sunset Boulevard (1950) ve Kiss Me, Stupid (1964). Bu isim, onun filmlerinde tekrar eden bir motif haline geldi ve karakterlere belirli bir hava kattı. Bu durum, Wilder'ın küçük detaylara verdiği önemi ve kendi iç dünyasındaki tekrarlayan temaları yansıtır.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, 1949'da aktris ve Tommy Dorsey orkestrasının eski şarkıcısı Audrey Young ile evlendi. Çift, The Lost Weekend (1945) filminin setinde tanışmıştı. Bu evlilik, Wilder'ın hayatının geri kalanında süren uzun ve istikrarlı bir birliktelik oldu.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, İngiliz filmi Brief Encounter (1945) filminin büyük bir hayranıydı ve bu film ona The Apartment (1960) filmini yapma ilhamı verdi. The Apartment'ın öncülü, dairesini bir arkadaşına ödünç veren ve dışarıdayken orada olup bitenleri umursamayan bir erkek karaktere dayanır. Bu ilham, Wilder'ın farklı türlerden nasıl beslendiğini ve kendi özgün hikâyelerini yaratırken başka yapıtlardan nasıl yararlandığını gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder'a The Sound of Music (1965) filmini yönetme teklifi götürüldü. Wilder bu teklife esprili bir yanıt vererek, filme odaklanacağı şeyin Naziler olacağını söyledi. Bu şaka, onun mizah anlayışını ve tarihsel olaylara olan duyarlılığını yansıtır.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder'ın en sevdiği film, Sergei Eisenstein'ın başyapıtı Potemkin Zırhlısı (1925) idi. Bu film, sinema tarihinin en etkili yapıtlarından biri olarak kabul edilir ve Wilder'ın sinemaya olan derin ilgisini ve görsel anlatım gücüne olan hayranlığını gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1960 civarında Wilder, Marx Kardeşler'in Birleşmiş Milletler'i yönettiği bir film yönetmek üzere anlaşmıştı. Ancak proje, Chico Marx'ın 1961'deki ölümü ve ardından Harpo Marx'ın 1964'teki ölümüyle dağıldı. Bu proje, Wilder'ın hayal gücünün ne kadar sıra dışı olabileceğini ve dönemin önemli komedyenleriyle çalışma arzusunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, sinema tarihinin en çok yönlü yazar-yönetmenlerinden biri olarak kabul edilir. Kara film türünde Double Indemnity (1944), dramada The Lost Weekend (1945), komedide Some Like It Hot (1959) ve savaş filminde Stalag 17 (1953) gibi farklı türlerde başyapıtlar ortaya koydu. Bu çeşitlilik, onun anlatı gücünün ve türler arası geçişteki ustalığının bir kanıtıdır.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, 1939 doğumlu ikizler Victoria ve Vincent'ın babasıydı. Çocukların annesi Judith'ti. Vincent doğumdan kısa bir süre sonra hayatını kaybetti. Bu kayıp, Wilder'ın ilk evliliğindeki zorlukları ve kişisel acılarını gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, yönetmen ve yazar Cameron Crowe tarafından kaleme alınan 1999 tarihli "Conversations with Wilder" kitabının konusu oldu. Bu kitap, Wilder'ın sinema anlayışı, yazarlık süreci ve Hollywood deneyimleri hakkında derinlemesine bir söyleşi sunar. Crowe'un Wilder'a duyduğu hayranlık, bu kitabın ortaya çıkmasında önemli bir rol oynadı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, senarist I.A.L. Diamond ile uzun süreli ve verimli bir ortaklık kurdu. Bu ortaklık, The Apartment (1960) filmiyle En İyi Özgün Senaryo Oscar'ını kazanmalarıyla taçlandı. Diamond'ın alaycı ve mizahi dünya görüşü, Wilder'ın tarzıyla mükemmel bir uyum sağladı ve birlikte unutulmaz filmler yarattılar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, sinema tarihinin en ikonik kadın performanslarından bazılarını yönetti: Barbara Stanwyck Double Indemnity (1944), Gloria Swanson Sunset Boulevard (1950), Marilyn Monroe Some Like It Hot (1959) ve Shirley MacLaine The Apartment (1960) filmlerinde. Ancak bu oyunculardan hiçbiri bu performanslarıyla Oscar kazanamadı; Swanson, Monroe ve MacLaine ise Altın Küre ödülüne layık görüldü. Bu durum, Oscar'ın her zaman en iyi performansı ödüllendirmediğini gösteren ilginç bir örnektir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, hayatı boyunca giyime düşkünlüğüyle tanındı. 83 yaşına geldiğinde hâlâ 60'tan fazla kaşmir kazağa sahipti. Bu detay, onun zarafete verdiği önemi ve yaşına rağmen stil sahibi olma arzusunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder'ın filmlerinden en az üçü Broadway müzikaline uyarlandı. The Apartment (1960), 1968'de "Promises, Promises" adlı müzikale ilham verdi. Some Like It Hot (1959), 1973'te "Sugar" adlı müzikale dönüştürüldü. Sunset Boulevard (1950) ise 1993'te Andrew Lloyd Webber tarafından sahneye uyarlandı. Bu uyarlamalar, Wilder'ın hikâyelerinin ve karakterlerinin farklı sanat dallarında da yaşamaya devam ettiğini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, Audrey Young ile Paramount Stüdyoları'nda The Lost Weekend (1945) filminin setinde tanıştı. O sırada Judith'ten boşanma süreci devam ediyordu ve aktris Doris Dowling ile bir ilişkisi vardı. Bu karmaşık kişisel hayat, Wilder'ın özel yaşamındaki iniş çıkışları gözler önüne serer.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, Kongre Kütüphanesi tarafından "kültürel, tarihi veya estetik" açıdan önemli bulunarak Ulusal Film Kayıt Defteri'ne seçilen yedi film yönetti: Double Indemnity (1944), The Lost Weekend (1945), Sunset Boulevard (1950), Ace in the Hole (1951), Sabrina (1954), Some Like It Hot (1959) ve The Apartment (1960). Ayrıca Midnight (1939), Ninotchka (1939) ve Ball of Fire (1941) filmlerinin senaryolarını da yazdı ve bu filmler de kayıt defterinde yer aldı. Bu başarı, onun eserlerinin Amerikan sinema mirasındaki kalıcı değerini kanıtlar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, kendi senaryolarının ilk sayfasına "Cum Deo" (Tanrı ile) yazardı ve bu alışkanlığı Pauline Kael'den aldığını söylerdi. Bu ifadeyi "Zararlı değil zaten ve oradaki adamı yozlaştırabilir" diyerek açıklardı. Bu alışkanlık, onun inançlarına ve mizahi bakış açısına dair ipuçları verir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, son yıllarında Almanya'da bulunan ve yalnızca yapımcılar ile senaristler yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir film okulu olan Billy-Wilder-Enstitüsü'nün hamisi oldu. Ancak okul, kurucusu ve dekanı Lothar Rhode'un ölümü nedeniyle sadece iki yıl sonra kapandı. Bu girişim, Wilder'ın sinema eğitimine verdiği önemi ve genç yeteneklere olan desteğini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, 1993 yılında Washington DC'de Ulusal Sanat Vakfı tarafından verilen Amerikan Ulusal Sanat Madalyası ile ödüllendirildi. Bu ödül, onun Amerikan kültürüne ve sanatına yaptığı katkıların devlet düzeyinde takdir edildiğini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, hayatı boyunca biriktirdiği modern sanat koleksiyonuyla ünlüydü. 1989'da koleksiyonunun yalnızca bir kısmını 32,6 milyon dolara sattı. Bu koleksiyon, onun sanata olan ilgisini ve estetik zevkini yansıtır.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Jerry Lewis, Wilder'dan The Bellboy (1960) filmini yönetmesini istedi. Wilder bu teklifi reddetti ve Lewis'e filmi kendisinin yönetmesini önerdi. Lewis bu tavsiyeye uyarak filmi yönetti. Bu olay, Wilder'ın başkalarının yeteneklerine olan güvenini ve kendi sınırlarını bilme konusundaki akıllıca yaklaşımını gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- The Spirit of St. Louis filminin çekimleri sırasında, Jimmy Stewart ile yaptığı bir bahis üzerine Wilder, bir çift kanatlı uçağın üzerinde kanat yürüyüşçüsü olarak uçmayı kabul etti. Bu cesur ve gözü pek davranış, onun maceracı ruhunu ve risk alma konusundaki istekliliğini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, Buddy Buddy (1981) filminin yöneteceği son film olmasından hiç memnun değildi. Bir keresinde öldüğünde yönettiği tüm filmlerin "ruhlarıyla" karşılaşmayı beklediğini, çoğunu görmekten mutluluk duyacağını, bazılarına karşı kibar olacağını, ancak "Buddy Buddy'den kaçınmaya çalışacağını" söylemişti. Bu açıklama, onun kendi filmlerine karşı bile ne kadar eleştirel ve dürüst olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, Schindler'in Listesi (1993) filmini yönetmek istiyordu, ancak Steven Spielberg bu filmi kendisi yönetmeyi tercih etti. Wilder'ın bu filmin kendi en kişisel filmi olacağını söylediği aktarılır. Bu durum, Wilder'ın Holokost'a olan kişisel bağının ve bu konuyu sinemaya taşıma arzusunun bir göstergesidir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, En İyi Film Oscar'ına aday gösterilen beş film yönetti: Double Indemnity (1944), The Lost Weekend (1945), Sunset Boulevard (1950), Witness for the Prosecution (1957) ve The Apartment (1960). Bu filmlerden The Lost Weekend ve The Apartment bu kategoride Oscar kazandı. Ayrıca En İyi Film adayları arasında yer alan Ninotchka (1939) ve Hold Back the Dawn (1941) filmlerinin de senaryosunu yazdı. Bu başarılar, onun hem yönetmen hem de senarist olarak ne kadar yetkin olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, Entertainment Weekly dergisi tarafından tüm zamanların en büyük 24. yönetmeni seçildi. Bu sıralama, onun sinema tarihindeki yerini ve etkisini gösteren önemli bir göstergedir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, Avusturya'nın Liyakat İçin Altın Nişanı, Birinci Sınıf ödülüne layık görüldü. Bu ödül, onun Avusturya ile olan bağlarına ve kültürel katkılarına verilen bir onurdur.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Gaylord Larsen'ın 1988 tarihli romanı "A Paramount Kill"de Wilder bir karakter olarak yer alır. 1940'ların Hollywood'unda geçen bu cinayet romanında Raymond Chandler başkahramandır ve Wilder onun düşmanı olarak tasvir edilir. Roman, Double Indemnity (1944) filminin yapımı sırasında aralarında oluşan anlaşmazlıkları ve kötü kanı konu alır. Bu roman, Wilder'ın gerçek hayattaki çatışmalarının kurguya nasıl yansıdığını gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder'a Cabaret (1972) filmini yönetme teklifi götürüldü. Bu teklif, onun dönemin önemli projelerinde adının geçtiğini ve sinema dünyasında ne kadar saygın bir konumda olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, farklı yapımlarda çeşitli oyuncular tarafından canlandırıldı. Marilyn: The Untold Story (1980) filminde Howard Caine, Norma Jean & Marilyn (1996) filminde Allan Corduner ve The Audrey Hepburn Story (2000) filminde Peter Feder tarafından canlandırıldı. Bu canlandırmalar, Wilder'ın popüler kültürdeki yerini ve sinema tarihindeki önemini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder'ın biyografisi, John Wakeman'ın editörlüğünde yayımlanan "World Film Directors, Volume One, 1890-1945" adlı kitapta 1206-1210 sayfaları arasında yer alır. Bu kitap, sinema tarihinin önemli yönetmenleri hakkında kapsamlı bilgiler sunar ve Wilder'ın bu alandaki yerini belgeler.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, "Conversations with Directors: An Anthology of Interviews from Literature/Film Quarterly" adlı kitapta profil olarak yer aldı. E.M. Walker ve D.T. Johnson'ın editörlüğünde 2008'de yayımlanan bu kitap, Wilder'ın sinema anlayışı ve yönetmenlik yaklaşımı hakkında önemli röportajlar içerir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder'ın "Sheldrake" ismine karşı bir takıntısı vardı ve bu ismi The Apartment, Kiss Me Stupid, Ace in the Hole ve Sunset Boulevard filmlerinde karakterler için kullandı. Bu tekrarlayan isim, onun filmlerinde bir imza haline geldi ve karakterlere belirli bir hava kattı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, genç bir gazeteciyken ünlü yazar Erich Maria Remarque ile birlikte çalıştı. Wilder, Remarque'ı "Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok" adlı romanını yazmaması için ikna etmeye çalıştı. Bu olay, Wilder'ın edebiyat dünyasıyla olan erken dönem bağlantılarını ve onun keskin görüşlerini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder'ın casusluk filmi "Five Graves to Cairo" yanlışlıkla gerçek bir istihbarat operasyonuna ilham verdi. İngiliz istihbarat subayları, filmdeki oyunculardan Miles Mander'ın Mareşal Montgomery'ye olan benzerliğini fark ederek, gerçek hayatta da bir Montgomery benzeri bulmaya karar verdiler. Bu benzer, Almanların D-Day çıkarmalarının yerini öğrenmesini engellemek için kullanıldı. Bu olay, Wilder'ın filminin gerçek dünyada nasıl bir etki yaratabileceğini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, 1920'lerdeki gazetecilik kariyeri sırasında Sigmund Freud ile röportaj yapmak üzere görevlendirilmişti. Ancak psikanalizin babası gazetecilerden nefret ederdi ve Wilder'a "Bay Wilder, kapı orada" diyerek röportajı daha başlamadan sonlandırdı. Bu olay, Wilder'ın karşılaştığı zorlukları ve ünlü isimlerle yaşadığı ilginç anekdotları gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, 1945 yılında ABD Ordusu'nda Albay rütbesiyle Almanya ve Avusturya'da görev yaptı. Bu görev, onun savaş sonrası Avrupa'daki yeniden yapılanma çalışmalarına katkıda bulunmasını sağladı ve savaşın yıkımına tanıklık etmesine yol açtı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Wilder, 1945'te ABD Ordusu'nda Albay rütbesi aldı ve görevi, Holokost hakkında bir belgeselin kurgulanmasına ve yönetilmesine yardımcı olmaktı. Bu belgesel, Avusturyalılar ve Almanlar için zorunlu izleme haline getirildi; yiyecek tayınları alabilmek için filmi gördüklerine dair kanıt sunmaları gerekiyordu. Bu görev, Wilder'ın savaş suçlarının belgelenmesine ve toplumsal farkındalığın artırılmasına yaptığı önemli bir katkıydı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
Öne çıkan yapımları
Tüm yapımları → →Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
Birlikte çalıştıkları
Tüm insanlar →Aynı alandan diğer isimler
Tüm insanlar →
Andy SerkisOyuncu · Yönetmen
Bradley CooperYapımcı · Oyuncu
Darren AronofskyYönetmen · Senarist
Denis VilleneuveSenarist · Yönetmen
Diane KeatonOyuncu · Seslendirme
Don JohnsonOyuncu · Yönetmen
Frank DarabontSenarist · Yönetmen
Sunset Boulevard
The Apartment
Ace in the Hole
Double Indemnity
Jack Lemmon
Jack Webb
Shirley MacLaine
William Holden
Hedda Hopper
Hal Smith
Gloria Swanson
Joyce Jameson
Mona Freeman