AnalizDizi
Black Mirror (White Christmas) Bölüm Analizi
Bilinç, on yıllardır üzerinde çok düşündüğüm, sorguladığım, okuduğum ve araştırdığım bir konu. İnsana en çok acı veren şeylerden biri olduğunu keşfettim. Doğuştan yüksek bir bilince sahip insanın acı çekmesi kaçınılmazdır. Bilinciniz arttıkça olaylara, kişilere, hayata ve kavramlara dair algı seviyeniz artar; üzerlerinde daha çok düşünür ve kaçınılmaz olarak acı çekersiniz. Varoluş sancısı çeken insanlar ekseriyetle bilinçli insanlardır ve her şeyin daha çok farkındadırlar. Bilinç arttıkça insan kendini önemsiz hissetmeye, her şeyin nedenini bulmaya çalışır. Bir işi yapmakta bile zorlanır, çünkü işi yaparken o işin nedenini, sebebini ve sonuçlarını da düşünür. Bilinci düşük insan bir işi daha kolay yapar, çektiği acı azdır ve canı daha az sıkılır. Dostoyevski geniş bir bilince sahip ve kitaplarında bilinci anlatan biri. Suç ve Ceza'da Raskolnikov geniş bir bilince sahip olduğu için kocakarıyı öldürdükten sonra vicdanı da onu öldürür. Geniş bir bilinç, insanı kaçınılmaz olarak derin bir vicdan sahibi yapar.
Black Mirror bu bölümde bilinci işliyor. Bir bilinci bir kutuya aktarıp onu orada altı ay boyunca yalnız ve tek başına bırakıyor. Kutunun içindeki altı ay, dünyada beş saniye. Bilinç mahvoluyor ve isteği kabul ediyor. Burada ahlak ve insani değerler ortaya çıkıyor: Bir bilince böylesine bir zalimlik yapmanın insani tarafı. İnsanın acı çekmesinin yegâne sebebi bilinçtir. Bilinç arttıkça çekilen acı da artar. İzlediğim en iyi dizi bölümlerinden biri: White Christmas.


