Buster Keaton hakkında 33 bilgi
33 bilgi gösteriliyor.
- Buster Keaton, 1 Şubat 1966'da evinde, eşi Eleanor ile iskambil oynadıktan kısa bir süre sonra uykusunda sessizce hayata veda etti. Ölümü, sinema tarihinin en büyük sessiz film komedyenlerinden birinin sessiz ve sakin bir sonuydu. Keaton'ın sağlığı, uzun süredir mücadele ettiği akciğer kanseri nedeniyle zaten ciddi şekilde bozulmuştu, ancak o, son günlerine kadar aktif kalmayı başardı. Bu huzurlu ölüm, onun ekrandaki çoğu zaman ifadesiz ama derinlikli karakteriyle tezat oluşturur.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1952'de, ünlü aktör James Mason, Keaton'ın Hollywood'daki eski malikanesini satın almıştı. Evi yenilerken, Keaton'ın kayıp olduğu düşünülen filmlerinin birkaç makarasını buldu ve bunların tarihsel değerini anında fark etti. Mason, bu filmlerin korunması sorumluluğunu üstlenerek, sinema tarihinin önemli bir parçasının günümüze ulaşmasını sağladı. Bu keşif, Keaton'ın unutulmaya yüz tutmuş eserlerinin yeniden değerlendirilmesine de önayak oldu.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, 1924 yapımı Sherlock Jr. filminin çekimleri sırasında ciddi bir kaza geçirdi ve boynunu kırdı. Ancak bu yaralanmayı yıllar sonra, rutin bir fizik muayene sırasında doktorunun boynunun röntgenini görmesiyle öğrendi. Bu olay, Keaton'ın dublör kullanmadan kendi tehlikeli sahnelerini oynama konusundaki kararlılığını ve acıya karşı olağanüstü dayanıklılığını gözler önüne seriyor. Kazanın izleri, filmin bazı sahnelerinde açıkça görülebilir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, filmlerinde genellikle kendisinden uzun ve iri yapılı aktörleri antagonist rollerde kullanırdı. Bu sayede, ekrandaki karakteri olan 'Buster'ın fiziksel olarak dezavantajlı görünmesini sağlar ve komik etkiyi artırırdı. Benzer bir tekniği, kısa boyuyla bilinen Charlie Chaplin de kullanmıştı. Bu yöntem, her iki komedyenin de karakterlerinin savunmasızlığını vurgulayarak izleyiciyle bağ kurmasını kolaylaştırdı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, hayatının büyük bölümünde ağır bir sigara içicisiydi. Ocak 1966'da, bir ay süren öksürük nöbetinin ardından akciğer kanseri teşhisi kondu, ancak doktorları bu haberi ondan sakladı. Keaton, şiddetli bir bronşit geçirdiğini sanıyor ve iyileştiğine inanıyordu. Sağlığı hızla bozulmasına rağmen, ölümüne kadar aktif kalmayı başardı ve bu durum, onun ne kadar güçlü bir iradeye sahip olduğunu gösteriyor.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Sessiz sinemanın birçok yıldızı sesli filmlere geçişe direnirken, Keaton bu yeniliği memnuniyetle karşıladı. Karakterinin diyaloğa ihtiyaç duymadığını biliyordu, ancak ses efektlerinin komedisine katacağı boyutu heyecanla bekliyordu. Bir keresinde 'Biri boom derse, gerçekten *boom* der' diyerek bu görüşünü özetlemişti. Bu yaklaşımı, onun sinema sanatına ne kadar açık fikirli ve yenilikçi baktığını gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Sherlock Jr. (1924) filmindeki unutulmaz tren istasyonu sahnesinde Keaton, bir su deposuna bağlı borudan sarkıyordu. Su aniden boşaldı ve onu raylara sürükledi; bu kaza sonucu boynu kırıldı. Ancak Keaton, bu tehlikeli anın görüntülerinin filmde kullanılmasına izin verdi. Bu sahne, onun fiziksel komediye olan bağlılığının ve risk alma cesaretinin bir kanıtı olarak sinema tarihine geçti.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, sinema ve komedi sanatındaki tüm bilgisini Roscoe 'Fatty' Arbuckle'a borçlu olduğunu sık sık dile getirdi. Arbuckle, Keaton'ın ilk film deneyimlerinde ona rehberlik etti ve onu sinema dünyasıyla tanıştırdı. Keaton, Arbuckle'ın öğretilerini kendi benzersiz tarzıyla harmanlayarak sessiz sinemanın en büyük ustalarından biri haline geldi. Bu minnettarlık, Keaton'ın mütevazı kişiliğini de yansıtır.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Sessiz sinemanın birçok yıldızı sesli filmlere geçişte zorlanırken, Keaton bu konuda avantajlıydı. İyi bir bariton sesi, konuşma engeli olmaması ve yılların sahne deneyimi sayesinde diyalog onun için sorun değildi. Bu yüzden sesli sinemaya geçişe hevesliydi ve bu dönemde de başarılı işlere imza attı. Keaton'ın bu uyum yeteneği, onun ne kadar çok yönlü bir sanatçı olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, beyzbol oynamayı çok severdi ve bu sporu film setlerinde bile ihmal etmezdi. 1930'larda, Mt. Sinai Hastanesi için düzenlenen yıllık Hollywood yardım maçlarında komedyenler takımına liderlik eder ve yazarlarıyla birlikte sahada komik gösteriler hazırlardı. Bu etkinlikler, Keaton'ın hem eğlence anlayışını hem de hayırseverliğini gözler önüne serer. Beyzbol, onun için sadece bir spor değil, aynı zamanda bir ilham kaynağıydı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, üç yaşındayken sağ işaret parmağını bir çamaşır sıkma makinesine kaptırdı ve parmağı ezildi; ilk boğumdan kesilmesi gerekti. Bu yaralanma, onun hayatı boyunca bazı hareketlerini etkiledi. En belirgin olarak, The Garage (1919) filminde, Roscoe 'Fatty' Arbuckle'ın başını sağ eliyle sabitlerken sol eliyle yüzünü silerken bu eksiklik açıkça görülür. Keaton, bu engeline rağmen fiziksel komedinin ustası olmayı başardı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton'ın The General (1926) filmindeki Johnny Gray performansı, sinema tarihinin en unutulmazlarından biri olarak kabul edilir. Premiere dergisi, 2006 yılında hazırladığı 'Tüm Zamanların En İyi 100 Performansı' listesinde bu performansı 34. sıraya koydu. Bu seçki, Keaton'ın sadece bir komedyen değil, aynı zamanda ciddi bir oyuncu olduğunu da kanıtlar. Film, bugün hala sessiz sinemanın başyapıtları arasında gösterilir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, Charles Chaplin ve Stan Laurel gibi dönemin dev komedyenleri, ekrandaki karakterlerini 'Küçük Adam' olarak adlandırırdı. Bu terim, her üçünün de canlandırdığı, zorluklara rağmen ayakta kalmaya çalışan sıradan insanı temsil ediyordu. Bu ortak yaklaşım, sessiz sinemanın evrensel dilini ve komedyenlerin birbirleriyle olan etkileşimini gösterir. Her biri, bu karakteri kendi benzersiz tarzıyla yorumladı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, çocukken geçirdiği parmak kazası nedeniyle sağ ve sol ellerini farklı işlerde kullanma becerisi geliştirdi. Sol eliyle yazar, sağ eliyle ukulele çalardı. Beyzbol oynarken sağ eliyle atar, sol eliyle vururdu. Bu çift yönlülük, onun fiziksel engeline rağmen hayata uyum sağlama ve hatta bu durumu avantaja çevirme yeteneğini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Entertainment Weekly dergisi, 2000'li yıllarda yaptığı bir oylamada Keaton'ı tüm zamanların en büyük 7. yönetmeni seçti. Bu listede en üst sırada yer alan komedi yönetmeni olan Keaton, Charlie Chaplin'in bile listeye giremediği bir başarıya imza attı. Bu seçki, Keaton'ın sadece oyunculuğunun değil, yönetmenlik dehasının da takdir edildiğini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Amerikan Film Enstitüsü (AFI), 1999 yılında açıkladığı '50 Büyük Ekran Efsanesi' listesinde Keaton'ı 21. sıraya koydu. Bu liste, sinema tarihinin en etkili oyuncularını içerir ve Keaton'ın bu listede yer alması, onun kalıcı mirasının bir göstergesidir. Keaton, sessiz sinemanın en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton'ın 1966'daki cenaze töreninde, ünlü aktör ve komedyen Dick Van Dyke bir ağıt yaktı. Van Dyke, Keaton'ın kendisi üzerindeki etkisini ve onun komedi dünyasına katkılarını dile getirdi. Bu jest, Keaton'ın meslektaşları üzerinde bıraktığı derin izlenimi gösterir. Van Dyke'ın varlığı, Keaton'ın sadece bir efsane değil, aynı zamanda sevilen bir figür olduğunu da kanıtlar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Amerikan Film Enstitüsü'nün 'En Komik 100 Film' listesinde Keaton'ın dört filmi yer alır: The General (1926) 18., It's a Mad, Mad, Mad, Mad World (1963) 40., Sherlock Jr. (1924) 62. ve The Navigator (1924) 81. sıradadır. Bu başarı, onun hem sessiz hem de sesli sinemadaki komedi dehasını gözler önüne serer. Keaton, bu listeye en çok filmi sokan komedyenlerden biridir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- The Navigator (1924), Keaton'ın gişe hasılatı açısından en başarılı filmi olarak kayıtlara geçti. Bu film, Keaton'ın hem yönetmenliğini hem de başrol oyunculuğunu üstlendiği, denizaltı ve dev bir gemide geçen bir komedidir. Filmin ticari başarısı, Keaton'ın popülaritesinin zirvesinde olduğu döneme denk gelir. Bugün hala sessiz sinemanın klasikleri arasında sayılır.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton'ın biyografi yazarlarının çoğu, onun 1964'te ABC-TV'nin varyete şovu The Hollywood Palace'daki görünümünü göz ardı eder. Ancak bu program, yapımcılar Nick Vanoff ve William O. Harbach için büyük bir başarıydı; Keaton ve Gloria Swanson'ı aynı skeçte bir araya getirdiler. Keaton o sırada It's a Mad, Mad, Mad, Mad World (1963) filmiyle yeniden gündemdeydi. Bu buluşma, Hollywood'un altın çağından iki efsanenin ekranda buluşması açısından önemlidir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, MGM'de 'gezici gag adamı' olarak çalıştığı dönemde, Red Skelton'ın A Southern Yankee (1948) filmine jenerikte adı geçmeyen katkılarda bulundu. Filmde, kızgın bir köpeğin rehin aldığı karakterin evden nasıl çıkacağı sorununa kimse çözüm bulamıyordu. Keaton, sete gelip kapı menteşelerini sökme fikrini önerdi; böylece karakter dışarı çıkarken köpek de içeri girebilecekti. Bu gag, filmin en unutulmaz anlarından biri oldu ve Keaton'ın dehasını bir kez daha kanıtladı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, Hollywood Walk of Fame'de iki yıldızla onurlandırıldı: biri sinema katkıları için 6619 Hollywood Bulvarı'nda, diğeri televizyon katkıları için 6321 Hollywood Bulvarı'nda. Bu çifte onur, onun hem sinema hem de televizyon dünyasındaki etkisini simgeler. Keaton, bu sayede hem sessiz sinemanın hem de erken dönem televizyonun önemli isimleri arasında yer aldı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 19 Ağustos 2019'da, Turner Classic Movies (TCM) kanalının 'Yazın Yıldızları' programı kapsamında Keaton'ın filmlerine özel bir gün ayrıldı. Bu etkinlik, onun sinema tarihindeki yerini ve eserlerinin güncelliğini koruduğunu gösterir. Keaton'ın filmleri, ölümünden yarım asırdan fazla bir süre sonra hala izleniyor ve takdir ediliyor.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, ilerleyen yaşlarında meslektaşı Stan Laurel ile daha yakın bir dostluk kurdu. İkili, zaman zaman bir araya gelir ve sohbet ederdi. Laurel'in 1965'teki cenazesinde Keaton da davetliler arasındaydı. Bu dostluk, iki büyük komedyenin birbirine duyduğu saygının bir göstergesiydi. Keaton, Laurel'in ölümünden sadece birkaç ay sonra hayata veda etti.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, 27 Nisan 1994'te ABD Posta Servisi tarafından basılan ve sessiz sinema yıldızlarını onurlandıran on adet 29 sentlik puldan birinde resmedildi. Karikatürist Al Hirschfeld tarafından tasarlanan bu pullar, Rudolph Valentino, Clara Bow, Charles Chaplin, Lon Chaney, John Gilbert, Zasu Pitts, Harold Lloyd, Theda Bara ve Keystone Cops gibi isimleri de içeriyordu. Bu onur, Keaton'ın Amerikan kültüründeki kalıcı etkisini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, 1966'daki ölümünün ardından Los Angeles, Kaliforniya'daki Forest Lawn Memorial Park'a defnedildi. Bu mezarlık, birçok ünlü ismin son istirahatgahıdır. Keaton'ın mezarı, hayranları tarafından hala ziyaret edilmektedir. Onun mirası, sinema tarihinde yaşamaya devam ediyor.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, ekrandaki ifadesiz yüzü nedeniyle 'Büyük Taş Yüz' (The Great Stone Face) olarak anılırdı. Bu lakap, onun komedi tarzının bir parçasıydı; duygularını neredeyse hiç belli etmeden, sadece fiziksel hareketlerle komik durumlar yaratırdı. Bu özellik, onu diğer komedyenlerden ayıran en önemli unsurlardan biriydi. Keaton, bu sayede sessiz sinemanın en özgün isimlerinden biri oldu.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton'ın son film çalışması, 1965 yapımı kısa film The Railrodder oldu. Ancak bu film, çekimleri daha önce tamamlanan A Funny Thing Happened on the Way to the Forum (1966) gibi uzun metrajlı filmlerden önce gösterime girdi. Bu nedenle, Keaton'ın son uzun metrajlı filmi olarak genellikle 'Forum' kabul edilir. The Railrodder, onun sinemaya veda ettiği yapım olarak özel bir yere sahiptir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- İngiliz aktör David Jason, Keaton'ın en büyük hayranlarından biridir ve kendi dublörlüklerini yaparken ondan ilham aldığını söyler. Jason, 'Daily Mirror' gazetesi kendisini Keaton ile karşılaştırdığında büyük bir onur duyduğunu belirtmiştir. Bu karşılaştırma, Keaton'ın etkisinin sadece kendi dönemiyle sınırlı kalmadığını, sonraki kuşakları da etkilediğini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1930'larda Keaton, 'Kara Kruvazörü' adını verdiği devasa bir motorhome satın aldı. Bu araçta bir amiral üniforması, bir uşak ve Alman Çoban Köpeği Kaptan bulunuyordu. MGM, bu aracın stüdyo arazisinde bulunmasına itiraz edince, Keaton onu dışarı çekti ve katılmak isteyen herkes için lüks öğle yemekleri düzenledi. Bu davranış, onun stüdyo kurallarına karşı gelme ve kendi tarzını sürdürme konusundaki kararlılığını gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, briç oyunuyla bir aktör arkadaşının tavsiyesi üzerine tanıştı; bu oyunun Hollywood çevresinde kabul görmek için iyi bir yol olduğu söyleniyordu. Her zamanki titizliğiyle oyunu öğrenmeye koyuldu: kitaplar aldı, elleri kurdu ve stratejileri tamamen kavrayana kadar dört eli de kendi başına oynadı. Kısa sürede aranan bir briç partneri haline geldi. Son rollerinden birinde, Sunset Boulevard'da tek repliği 'Pass' olan bir briç oyuncusunu canlandırdı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton'ın biyografisi, John Wakeman'ın editörlüğünde 1987'de yayımlanan 'World Film Directors, Volume One, 1890-1945' adlı referans kitabında yer alır. Kitabın 523-531. sayfaları arasında, Keaton'ın hayatı ve kariyeri detaylı bir şekilde anlatılır. Bu kaynak, sinema tarihçileri için önemli bir başvuru noktasıdır. Keaton'ın bu tür akademik çalışmalarda yer alması, onun sinema tarihindeki önemini vurgular.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Keaton, İtalyan şarkıcı Paola Del Medico'nun 'Cinéma' adlı şarkısında anılır. Bu şarkı, sinemanın büyük isimlerine bir saygı duruşu niteliğindedir. Keaton'ın bu şarkıda yer alması, onun uluslararası alandaki tanınırlığını gösterir. Sanatçılar, onun mirasını farklı kültürlerde yaşatmaya devam eder.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
Öne çıkan yapımları
Tüm yapımları → →Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
Sunset Boulevard
The General
Jack Webb