Janet Leigh Hakkında 31 İlginç Bilgi
Janet Leigh hakkında : kamera arkası, kariyer ayrıntıları ve az bilinen notlar.
Janet Leigh ve kızı Jamie Lee Curtis, John Carpenter'ın 1980 tarihli korku klasiği The Fog'da birlikte kamera karşısına geçtiler; ancak karakterleri filmin büyük bölümünde ayrı düşer ve ancak finalde yüz yüze gelir. İkili daha sonra 1998 yapımı Halloween H20: 20 Years Later'da da birlikte görünür; bu kez Leigh, özel bir okuldaki kızlar yurdunun duşlarında yaşanan bir sorunu kızına bildiren bir görevliyi canlandırır. Bu küçük ama anlamlı roller, anne-kız oyuncuların sinemadaki ender birlikteliklerinden ikisini oluşturur.
Janet Leigh, 22 Kasım 1958'de ikinci çocuğunu, kızı Jamie Lee Curtis'i dünyaya getirdiğinde 31 yaşındaydı. Bebeğin babası, oyuncunun üçüncü eşi Tony Curtis'ti. Jamie Lee, ileride annesinin izinden giderek korku sinemasının önemli isimlerinden biri olacak ve özellikle Halloween serisiyle ünlenecekti.
Janet Leigh, henüz 15 yaşındayken evden kaçarak ilk evliliğini yaptı; bu evlilik daha sonra iptal edildi. Bu nedenle, 23 yaşında Tony Curtis ile evlendiğinde, Curtis onun üçüncü kocasıydı. Bu erken yaştaki kaçamak, onun Hollywood kariyerine başlamadan önceki hayatındaki çalkantılı döneme işaret eder.
Janet Leigh, Turner Classic Movies'teki bir söyleşide sahne adını Van Johnson'a borçlu olduğunu anlattı. 1947 yapımı The Romance of Rosy Ridge filminin çekimleri sırasında Johnson, ona ilk adını Janet olarak kısaltmasını önerdi. Ayrıca, bir İç Savaş dramasında rol aldıkları için Lee soyadının uygun olacağını düşündü, ancak daha sonra bunu Leigh olarak yazmasını tavsiye etti. Leigh, Vivien Leigh ile karıştırılmaktan endişelendiğinde Johnson, 'İki Van var (Van Johnson ve Van Heflin) ve ikimize de zarar vermedi' diyerek onu ikna etti.
Janet Leigh, Tony Curtis ile beş filmde başrolü paylaştı: Houdini (1953), The Black Shield of Falworth (1954), The Vikings (1958), The Perfect Furlough (1958) ve Who Was That Lady? (1960). Bu filmler, ikilinin hem ekrandaki uyumunu hem de dönemin popüler yapımlarındaki yerini gösterir. Özellikle The Vikings ve Houdini, ticari açıdan başarılı olmuş ve çiftin Hollywood'daki popülaritesini artırmıştı.
Haziran 2010'da, Pasifik Üniversitesi'nin kampüs sineması Pacific Theatre, Janet Leigh Tiyatrosu olarak yeniden adlandırıldı ve oyuncunun onuruna törenle açıldı. Tiyatronun içinde Janet Leigh'in film posterleri, film kareleri, üniversite ve aile fotoğrafları ile kişisel ve profesyonel eşyalarının sergilendiği bir vitrin bulunuyor. Ayrıca Leigh'in 1961 Akademi Ödülleri'nde giydiği, Edith Head imzalı lavanta renkli tuvalet de lobideki bir dolapta sergilenmektedir.
Janet Leigh, 1958 yapımı Touch of Evil filminin çekimlerine kolu alçıda olarak katıldı. Yapım ekibi, kolu alçıdan çıkararak ve çeşitli kamera açıları ile kostüm hileleri kullanarak bu durumu gizlemeyi başardı. Orson Welles'in bu karanlık kara film başyapıtında Leigh, uyuşturucu kaçakçılığına karışan bir kadını canlandırıyordu ve kırık kol, performansını etkilemedi.
Janet Leigh, 1963 yapımı The Pink Panther filmindeki Simone Clouseau rolünü geri çevirdi; bu rol daha sonra Capucine'ye gitti. O dönemde yeni boşanmış ve yeniden evlenmiş olan Leigh, Avrupa'da uzun sürecek çekimler için ailesinden ayrı kalmak istemiyordu. Bu karar, onun kariyerinde önemli bir dönüm noktasıydı; zira film, Capucine'nin uluslararası alanda tanınmasını sağladı.
Janet Leigh'in oyunculuk kariyeri, Norma Shearer'ın babasının masasındaki bir fotoğrafını görmesiyle başladı. Shearer, genç kızın güzelliğinden etkilenerek onu keşfetti ve böylece Leigh, Hollywood'un kapılarını araladı. Bu tesadüfi karşılaşma, onun kısa sürede yıldızlaşmasının önünü açtı.
Janet Leigh, 1956 yapımı Safari filminin çekimlerini tamamladığında ilk kızı Kelly Curtis'e iki aylık hamileydi. Aynı yıl The Rosemary Clooney Show'a katılımını kaydettiğinde ise beş aylık hamileydi. Bu dönem, Leigh'in hem kariyerini hem de anneliğini bir arada yürüttüğü yoğun bir sürece işaret eder.
Janet Leigh, Frederick Robert Morrison ve Helen Lita Westergard'ın kızı olarak dünyaya geldi. Babasının soyunda İngiliz, Alman, Kuzey İrlandalı (İskoç-İrlandalı) ve İsviçre-Alman kökenleri vardı; annesi ise Danimarkalı göçmen bir aileden geliyordu. Bu çok kültürlü miras, onun Amerikan sinemasındaki kimliğinin şekillenmesinde etkili oldu.
Psycho (1960) filminde başlangıçta Janet Leigh'in Lila Crane rolü için düşünülmesi planlanmıştı; Vera Miles ise Marion Crane'i canlandıracaktı. Ancak birkaç ekran testinden sonra, oyuncular ve Alfred Hitchcock, rollerin değiştirilmesinin hem kendileri hem de senaryodaki karakterler için daha iyi olacağına karar verdiler. Bu değişiklik, Leigh'in sinema tarihinin en unutulmaz kurbanlarından biri olan Marion Crane'i canlandırmasını sağladı.
Janet Leigh, ilk çocuğu Kelly Curtis'i 28 yaşında, 17 Haziran 1956'da dünyaya getirdi. Bebeğin babası, oyuncunun üçüncü eşi Tony Curtis'ti. Kelly, ileride annesi gibi oyunculuk yapacak ve aile mesleğini sürdürecekti.
Janet Leigh, Mayıs 1953'te kocası Tony Curtis'ten ilk çocuğuna hamile kaldı, ancak 8 Temmuz 1953'te, 26 yaşındayken düşük yaptı. Bu acı deneyim, onun özel hayatındaki zorlukları gözler önüne serer. Leigh, daha sonra 1956'da Kelly Curtis'i ve 1958'de Jamie Lee Curtis'i dünyaya getirerek annelik deneyimini tamamladı.
Janet Leigh, oyunculuğun yanı sıra yazarlık da yaptı ve dört kitap kaleme aldı: 1984'te otobiyografisi 'There Really Was a Hollywood', 1995'te Christopher Nickens ile birlikte yazdığı 'Psycho: Behind the Scenes of the Classic Thriller', 1996'da romanı 'House of Destiny' ve 2002'de romanı 'The Dream Factory'. Bu kitaplar, onun hem Hollywood anılarını hem de kurgusal dünyalarını okurlarla buluşturdu.
Janet Leigh, Kongre Kütüphanesi tarafından 'kültürel, tarihsel veya estetik açıdan' önemli bulunarak Ulusal Film Sicili'ne seçilen dört filmde rol aldı: The Naked Spur (1953), Touch of Evil (1958), Psycho (1960) ve The Manchurian Candidate (1962). Bu yapımlar, Amerikan sinema tarihinin başyapıtları arasında sayılır ve Leigh'in bu filmlerdeki performansları, onun kalıcı mirasının bir parçasıdır.
Janet Leigh, 8 Şubat 1960'ta Hollywood, Kaliforniya'daki 1777 Vine Street adresinde Hollywood Walk of Fame'de kendi yıldızıyla onurlandırıldı. Bu ödül, onun sinema kariyerindeki başarısının ve popülaritesinin resmi bir takdiriydi. Leigh, bu yıldızla birlikte Hollywood'un efsanevi isimleri arasındaki yerini sağlamlaştırdı.
Janet Leigh, Stockton, Kaliforniya'daki Pasifik Üniversitesi'ne devam etti ve buradan mezun oldu. Üniversite yılları, onun oyunculuk kariyerine başlamadan önceki dönemine denk gelir. Leigh, daha sonra bu kurumla bağını koparmadı ve 2004'te fahri doktora unvanı alarak üniversiteyle olan ilişkisini sürdürdü.
Janet Leigh, 2004'teki ölümünün ardından yakıldı ve külleri Los Angeles, Kaliforniya'daki Westwood Village Memorial Park Mezarlığı'na defnedildi. Bu mezarlık, Hollywood'un birçok ünlü ismine ev sahipliği yapar. Leigh'in burada yatması, onun sinema dünyasıyla olan bağını simgeler.
Empire dergisi, Janet Leigh'i film tarihinin en seksi 100 yıldızı listesinde 99. sıraya koydu. Bu sıralama, onun 1950'ler ve 1960'lardaki cazibesinin ve ekrandaki varlığının bir göstergesidir. Leigh, özellikle Psycho'daki performansıyla hem korku hem de cazibe unsurlarını bir araya getiren nadir oyunculardan biri olarak hatırlanır.
Janet Leigh, 2012 yapımı Hitchcock filminde Scarlett Johansson tarafından canlandırıldı. Film, Alfred Hitchcock'un Psycho filmini çekme sürecini ve eşi Alma Reville ile olan ilişkisini konu alır. Johansson'un Leigh'i canlandırması, oyuncunun sinema tarihindeki yerini yeni nesillere tanıttı.
2006 yılında Stockton, Kaliforniya şehri, Janet Leigh'in onuruna şehir merkezindeki bir sinema ve meydanı yeniden adlandırdı. 'Janet Leigh Plaza', yeniden geliştirilen şehir merkezinin kalbinde, 'Bob Hope Tiyatrosu'ndan iki blok ötede yer alır. Bu adlandırma, Leigh'in memleketiyle olan bağını ve oradaki hayranlarına duyduğu sevgiyi yansıtır.
Janet Leigh'in adını taşıyan bir kayak pisti vardır: Sun Valley, Idaho'daki Sun Valley Resort'un Bald Mountain Kayak Alanı'ndaki Leigh Lane. Bu pist, onun kış sporlarına olan ilgisini ve bölgeyle olan ilişkisini simgeler. Leigh, bu sayede hem sinema hem de spor dünyasında iz bırakmıştır.
Janet Leigh, Stanley Kubrick'in kendisinden Lolita (1962) filminde Charlotte Haze rolünü oynamasını istediğinde hakarete uğramış hissetti; çünkü bu rol, karakter oyuncularına uygun bir roldü ve gişe rekorları kıran seksi bir yıldız için aşağılayıcıydı. Bu nedenle teklifi geri çevirdi ve rol Shelley Winters'a gitti. Leigh'in bu kararı, onun kariyerinde seçici davrandığını ve imajına önem verdiğini gösterir.
Janet Leigh, 14 Mayıs 2004'te Stockton, Kaliforniya'daki Pasifik Üniversitesi'nden Fahri Güzel Sanatlar Doktoru unvanı aldı. Ödülünü kabul ederken mezunlara, öğretim üyelerine ve yöneticilere ilham verici bir konuşma yaptı. Aynı gün yazar Maxine Hong Kingston ve ABD Başsavcısı Ted Olson da fahri derecelerle onurlandırıldı. Bu tören, Leigh'in akademik dünyayla olan bağını ve sanata katkılarının takdirini gösterir.
Janet Leigh, aktif bir Demokrat'tı ve 1960 Demokratik Ulusal Kongresi'nde Los Angeles, Kaliforniya'da Tony Curtis ile birlikte göründü. Bu katılım, onun siyasi görüşlerini ve dönemin önemli olaylarına olan ilgisini ortaya koyar. Leigh, Hollywood'un ötesinde toplumsal meselelere de duyarlı bir isimdi.
Janet Leigh, Tom Weaver'ın 1991'de yayımlanan 'Science Fiction Stars and Horror Heroes' adlı kitabında röportaj verdi. Bu kitap, bilim kurgu ve korku türlerinin önemli isimleriyle yapılan söyleşileri bir araya getirir. Leigh'in bu röportajı, onun tür sinemasındaki yerini ve hayranlarıyla olan iletişimini gösterir.
Janet Leigh'in biyografisi, 'The Scribner Encyclopedia of American Lives' adlı ansiklopedinin 7. cildinde (2003-2005) 326-329. sayfalar arasında yer alır. Bu cilt, Thomson Gale tarafından 2007'de Farmington Hills, Michigan'da yayımlandı. Bu ansiklopedi, Amerikan tarihinin önemli figürlerinin yaşamlarını belgeleyen kapsamlı bir kaynaktır.
Janet Leigh'in ikinci eşi Bob Brandt, bir borsacıydı. Leigh, Brandt ile evliliği sırasında Hollywood kariyerine devam etti. Bu evlilik, onun özel hayatındaki istikrar arayışının bir parçasıydı.
Janet Leigh, Arthur M. Loew Jr. ile nişanlıydı. Loew, Metro-Goldwyn-Mayer'ın kurucularından Marcus Loew'un torunuydu ve Hollywood çevrelerinde tanınan bir isimdi. Bu nişan, Leigh'in kariyerinin başlarındaki sosyal çevresini gösterir.
İtalya'da Janet Leigh'in filmlerinin çoğu, Renata Marini veya Rosetta Calavetta tarafından dublajlandı. Bazı filmlerinde ise Germana Calderini, Dhia Cristiani, Micaela Giustiniani ve Fiorella Betti gibi isimler seslendirme yaptı. Bu durum, Leigh'in uluslararası alandaki popülaritesini ve İtalyan sinemasındaki etkisini gösterir.
Bu sayfadaki bilgiler kaynaklarıyla birlikte derlenir ve düzenli olarak gözden geçirilir. Bir hata gördüysen düzeltme politikamıza göz atabilir, aşağıdaki düğmeyle bize bildirebilirsin.
Hata bildirBu yazıdaki insanlar
Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
Bridge of Spies
Thor: Ragnarok
The Warriors
The Perks of Being a Wallflower
Tristana
The Eric Andre Show
Annie Hall
The Legend of Zelda: Twilight Princess
Pinocchio
Vinland Saga