Analizİnsan
Nolan'ın Filmleri Bir Bataklıktan mı İbaret?
Christopher Nolan'ın Inception, Memento, Batman Begins, The Dark Knight, Insomnia, Interstellar filmlerinin yanı sıra, ilk orta metraj filmi The Following'i de izledim.
Söyleyeceğim şey şu: Nolan, sanat nedir bilmiyor. Sanat, duyguların mümkün olan en estetik, sanatsal ve güzel şekilde aktarılmasıdır.
Oysa Nolan, sanat yerine bir matematik geliştirmiş. Matematiği her filme uygulayarak insanların gözünü boyamaktan ileri gidememektedir.
Sanat, bilim gibi değildir. Belli başlı fiziksel ve bilimsel yasalara göre hareket etmez. Bazen haftalarca tasarladığın bir sahne kötü çekilir, bazen 2 saatini verdiğin bir sahne sanatı yansır.
Nolan hiçbir zaman bir yönetmen olmadı. Çekim tekniklerini de tıpkı matematiksel bir problemi çözüyormuş gibi ilerletti.
İzlediğim altı filmi ve The Following, sadece güzel filmler. İçinde duygu, sanat estetizm barındırmayan filmler.
Neden bunları Kubrick, Tarkovsky, Sergio Leone, Kieslowski için söylemiyorum da Nolan için söylüyorum. Nolan bir matematik işlemini başarıyla yapan bir sayısalcı gibi. Diğerleri sinemayı daha iyi yerlere taşıyan, sanat üreten, eser üreten insanlar.
Inarritu filmlerinde bolca varoluşçuluk barındıran bir yönetmen.
Nolan yönetmen değildir. Bir gün bunu anlamanız dileğimle.


