Christopher Plummer Hakkında 50 İlginç Bilgi
Christopher Plummer hakkında : kamera arkası, kariyer ayrıntıları ve az bilinen notlar.
Christopher Plummer, 82 yaşında 'Beginners' (2010) filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü kazanarak, bu ödülü alan en yaşlı oyuncu unvanını elde etti. Altı yıl sonra, 88 yaşında 'All the Money in the World' (2017) filmindeki rolüyle yeniden aday gösterilerek, oyunculuk dalında Oscar'a aday gösterilen en yaşlı isim oldu. Bu iki rekor, onun kariyerinin ne kadar uzun ve dinamik olduğunu gözler önüne seriyor.
Plummer, gençlik yıllarında konser piyanisti olma hayaliyle ciddi bir müzik eğitimi aldı. Ancak sahne sanatlarına olan ilgisi ağır bastı ve oyunculuğa yöneldi. Bu müzikal altyapı, ilerleyen yıllarda özellikle müzikal tiyatrodaki başarısında ve 'The Sound of Music' gibi filmlerdeki şarkılı sahnelerdeki doğal performansında belirleyici oldu.
Plummer, Peter Jackson'ın 'Yüzüklerin Efendisi' üçlemesinde Gandalf rolünü geri çevirdiğini ve bu kararından ötürü pişmanlık duyduğunu açıkça itiraf etti. Rol, Sir Ian McKellen'a gitti ve McKellen'ın performansı sinema tarihine geçti. Plummer'ın bu açıklaması, kariyerinde kaçırdığı fırsatlara dair nadir bir itiraftır ve onun seçimlerinin ne kadar cesur ama bazen de riskli olduğunu gösterir.
Plummer, Robert Wise'ın 'The Sound of Music' (1965) filminde rol alan tek oyuncu olarak, çocukluğunda Vermont'ta gerçek Maria von Trapp ile tanışma şansına erişti. Bu karşılaşma, filmin gerçek hikayeye dayandığını bilmesine rağmen, ona karakteri canlandırırken eşsiz bir içgörü kazandırdı. Bu detay, Plummer'ın hayatındaki tesadüflerin kariyerini nasıl şekillendirdiğine dair çarpıcı bir örnektir.
Plummer'ın ilk ücretli rolü, Jean Cocteau'nun 'Machina Infernale' (Cehennem Makinesi) adlı tiyatro oyununda oldu. Bu yapımda, kendisi gibi genç bir Montreal'li olan William Shatner ile birlikte sahne aldı. Yıllar sonra, 1991 yapımı 'Star Trek VI: The Undiscovered Country' filminde bir araya gelerek bu erken dönem dostluklarını perdeye taşıdılar. Bu tesadüf, iki efsanevi oyuncunun kariyerlerinin kesişim noktalarından sadece biri.
Plummer'ın büyük büyükbabası, 1891-1892 yılları arasında Kanada'nın üçüncü başbakanı olarak görev yapan Sir John Abbott'tu. Abbott aynı zamanda 1887-1889 arasında Montreal'in 19. belediye başkanlığını da üstlenmişti. Bu soylu ve siyasi geçmiş, Plummer'ın ailesinin Kanada tarihindeki önemli konumunu ortaya koyuyor ve onun sanatçı kimliğinin yanı sıra köklü bir mirasa sahip olduğunu gösteriyor.
Plummer, oyunculuk kariyerinde Oscar, Emmy ve Tony ödüllerinin üçünü de kazanarak 'Üçlü Taç' sahibi olan dokuz oyuncudan biri oldu. Bu başarıya ulaşan diğer isimler arasında Thomas Mitchell, Melvyn Douglas, Paul Scofield, Jack Albertson, Jason Robards, Jeremy Irons, Al Pacino ve Geoffrey Rush bulunuyor. Bu prestijli liste, Plummer'ın tiyatro ve ekran arasındaki ustalığını ve çok yönlülüğünü kanıtlıyor.
Plummer'ın doğum tarihi uzun süre 13 Aralık 1927 olarak bilinse de, aslında 13 Aralık 1929'da dünyaya geldiği ortaya çıktı. Bu yanlış bilgi, birçok yayında yer aldı ve yıllarca tekrarlandı. Plummer'ın kariyeri boyunca yaşıyla ilgili bu belirsizlik, onun hakkında anlatılan ilginç ama az bilinen bir ayrıntıdır.
Plummer, 'The Sound of Music' (1965) filminde kızını canlandıran Charmian Carr'dan yalnızca 13 yaş büyüktü. Bu yaş farkı, filmdeki baba-kız ilişkisinin inandırıcılığını tartışmalı hale getirse de, Plummer'ın performansı ve Carr'ın oyunculuğu bu durumu gölgede bıraktı. Bu detay, film ekibinin yaş dağılımı hakkında ilginç bir bilgi sunuyor.
Plummer'ın çocukluğunun bir bölümü, Kanada'nın Québec eyaletindeki Senneville köyünde geçti. Yaz aylarını, büyük büyükbabası Sir John Abbott'a ait görkemli bir malikanede geçiriyordu. Bu lüks ve tarihi çevre, onun erken yaşta estetik ve kültürel birikim kazanmasına katkı sağladı ve ilerideki sanat hayatına zemin hazırladı.
Plummer, 1964 yılında Danimarka'nın Elsinore kentinde sahnelenen 'Hamlet' oyununda başrolü üstlendi. Bu yapımda Hamlet'in en yakın arkadaşı Horatio'yu canlandıran Sir Michael Caine, daha sonra Plummer'ın performansını görünceye kadar Hamlet'i gerçekten anlamadığını itiraf etti. Bu yorum, Plummer'ın Shakespeare yorumlarındaki derinliğin ve etkileyiciliğin bir kanıtıdır.
Plummer, 22 Mayıs 2002'de Roundabout Theatre Company tarafından verilen Jason Robards Tiyatroda Mükemmellik Ödülü'ne layık görüldü. Törende, 'The Sound of Music' filmindeki rol arkadaşı Dame Julie Andrews da hazır bulundu. Bu ödül, Plummer'ın tiyatro dünyasına yaptığı katkıların ve meslektaşları tarafından ne kadar saygı duyulduğunun bir göstergesidir.
Plummer ve kızı Amanda Plummer, Stephen King uyarlamalarında rol alarak edebiyat dünyasının karanlık yüzünü sinemaya taşıdılar. Amanda, 1993 yapımı 'Needful Things'de, Christopher ise 1995 yapımı 'Dolores Claiborne'da yer aldı. 2005 yılında ikisi de Emmy Ödülü'ne aday gösterildi; ancak ödülü Amanda kazandı. Bu ailevi rekabet, ikilinin yeteneklerini ve farklı alanlardaki başarılarını gözler önüne seriyor.
Plummer, 2012 yılında 'Beginners' filmiyle kazandığı Oscar ile birlikte, daha önce aldığı Tony ve Emmy ödüllerini de sayarak 'Oyunculukta Üçlü Taç' sahibi oldu. Bu unvanı kazanan 21. sanatçı olarak tarihe geçti. Ödülleri arasında 1974 ve 1997 Tony'leri, 1977 ve 1994 Emmy'leri ve 2012 Oscar'ı bulunuyor. Bu başarı, onun hem tiyatro hem de ekran kariyerindeki eşsiz yeteneğini taçlandırdı.
Plummer, 27 yaşında ilk kez baba oldu; ilk eşi Tammy Grimes, 23 Mart 1957'de kızları Amanda Michael Plummer'ı dünyaya getirdi. Amanda, ilerleyen yıllarda babası gibi başarılı bir oyuncu oldu ve kendi adını duyurdu. Bu baba-kız ilişkisi, Plummer'ın özel hayatındaki önemli bir dönüm noktasıdır ve ailesindeki sanatsal mirasın devamını simgeler.
Plummer, 'Cyrano de Bergerac' oyununu iki farklı rolde canlandırdı: önce José Ferrer'in karşısında Christian olarak, daha sonra ise Cyrano'nun kendisi olarak. İlk yapımda Brian Hooker'ın çevirisini kullandı; ikincisinde ise bizzat seçtiği Anthony Burgess'in çevirisini tercih etti. Bu iki farklı deneyim, onun bu klasik karaktere olan hakimiyetini ve farklı yorumlara açıklığını gösteriyor.
Plummer, New York'taki Juilliard Okulu'ndan Güzel Sanatlar Doktoru unvanı da dahil olmak üzere birçok fahri derece aldı. Toronto Üniversitesi, Ryerson Üniversitesi, McGill Üniversitesi, Western Ontario Üniversitesi, Ottawa Üniversitesi ve Guelph Üniversitesi gibi kurumlar da onu onurlandırdı. Bu akademik takdirler, Plummer'ın sanat dünyasına yaptığı katkıların ve eğitim kurumları üzerindeki etkisinin bir göstergesidir.
Plummer, 2007 yılında Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi'ne (AMPAS) katılmaya davet edilen 115 kişiden biriydi. Bu davet, onun sinema sektöründeki saygınlığını ve meslektaşları tarafından kabulünü simgeler. AMPAS üyeliği, Oscar oylamalarında söz sahibi olma hakkı da tanıdığı için Plummer'ın sinema dünyasındaki etkisini artırdı.
Plummer, kariyeri boyunca iki farklı Obi-Wan Kenobi oyuncusuyla çalıştı. Sir Alec Guinness, 1964 yapımı 'The Fall of the Roman Empire'da ona babalık yaptı; yıllar sonra ise Plummer, 2010 yapımı 'Beginners'da Ewan McGregor'un babasını canlandırdı. Bu tesadüf, onun farklı kuşaklardan aktörlerle olan iş birliklerinin ne kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını gösteriyor.
Plummer, okul yıllarında caz piyanosunun efsanevi ismi Oscar Peterson ile sınıf arkadaşıydı. Bu arkadaşlık, Plummer'ın müziğe olan ilgisini ve yeteneğini erken yaşta pekiştirdi. Peterson'ın dünya çapındaki ünü, Plummer'ın çevresinin ne kadar yetenekli insanlarla çevrili olduğunu ortaya koyuyor.
Plummer, 1998 yılında Toronto'daki Kanada Şöhret Kaldırımı'na yıldızı eklenen kurucu üyelerden biri oldu. Bu onur, onun Kanada'nın kültürel mirasına yaptığı katkıların ulusal düzeyde takdir edildiğinin bir göstergesidir. Yıldızı, Toronto'nun simge yapılarından biri olan bu kaldırımda ziyaretçileri selamlamaya devam ediyor.
Plummer, eğitim hayatına memleketi Montreal'de devam etti ve Montreal Lisesi'nden mezun oldu. Bu okul, onun tiyatroya olan ilgisinin filizlendiği yerlerden biriydi. Mezuniyetinin ardından profesyonel kariyerine adım atan Plummer, buradaki eğitiminin temellerini ilerleyen yıllarda başarıyla kullandı.
Plummer ve kızı Amanda, Jean Anouilh'in 'The Lark' adlı oyununda farklı zamanlarda rol aldılar. Christopher, 1955'te Broadway'de, Amanda ise 2005'te Stratford'da bu oyunda sahne aldı. Bu ortak deneyim, baba-kızın tiyatroya olan bağlılıklarını ve aynı eserleri farklı kuşaklarda yorumlama yeteneklerini gösteriyor.
Plummer'ın ani ölümünün ardından naaşı yakıldı ve külleri, hayatının son döneminde birlikte olduğu eşi ve eski oyuncu Elaine Taylor'a teslim edildi. Plummer, ölümüne kadar oyunculuğu bırakmadı ve aktif kariyerini son gününe kadar sürdürdü. Bu bağlılık, onun sanata olan tutkusunun ve mesleğine olan saygısının bir kanıtıdır.
Plummer, 2018 itibarıyla En İyi Film Oscar'ına aday gösterilen dört yapımda rol almıştı: 'The Sound of Music' (1965), 'The Insider' (1999), 'A Beautiful Mind' (2001) ve 'Up' (2009). Bunlardan ilk ikisi bu ödülü kazanmayı başardı. Bu filmler, onun kariyerinin farklı dönemlerindeki seçimlerinin ve popüler sinemayla olan ilişkisinin bir özeti niteliğindedir.
Plummer, iki farklı Örümcek Adam oyuncusuyla aynı projelerde yer aldı. İlk olarak 'The Sound of Music' (1965) filminde Nicholas Hammond ile, daha sonra ise 'The Imaginarium of Doctor Parnassus' (2009) filminde Andrew Garfield ile çalıştı. Bu tesadüf, onun kariyerinin ne kadar geniş bir zaman dilimine yayıldığını ve farklı kuşaklardan oyuncularla iş birliği yaptığını gösteriyor.
Plummer, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında art arda dört Oscar kazanan isimlerden biri olarak tarihe geçti; bu dörtlü, adları 'Chris' ile başlayan oyunculardan oluşuyor. Christian Bale ve Christoph Waltz (iki kez) bu seriyi tamamlayan diğer isimler. Bu ilginç tesadüf, Oscar tarihinde dikkat çeken bir istatistik olarak kaydedildi.
Plummer, Kongre Kütüphanesi tarafından 'kültürel, tarihsel veya estetik açıdan önemli' bulunarak Ulusal Film Kaydı'na seçilen iki filmde rol aldı: 'The Sound of Music' (1965) ve 'Malcolm X' (1992). Bu seçki, onun hem popüler hem de toplumsal açıdan önemli yapımlarda yer aldığını gösteriyor. Bu filmler, Amerikan sinema mirasının korunması açısından büyük değer taşıyor.
Plummer, iki dilli bir ortamda büyüdü: yazları Senneville, Québec'te, yılın geri kalanında ise Montreal şehir merkezinde yaşadı. Bu sayede İngilizce ve Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşabiliyordu. Bu dil becerisi, onun hem Kanada'da hem de uluslararası alanda geniş bir kariyer yapmasına olanak tanıdı ve farklı kültürlere olan hakimiyetini artırdı.
Plummer, 1970 yılında sigara içmeyi bıraktı. Bu karar, onun sağlığına verdiği önemi ve iradesini gösteriyor. Uzun ve verimli bir kariyer sürdürmesinde bu tür kişisel disiplinlerin etkisi büyük oldu. Sigarayı bırakması, onun ilerleyen yaşlarında bile enerjik ve dinamik performanslar sergilemesine katkı sağladı.
Plummer, 13 Ekim 2021'de Kanada Postası tarafından çıkarılan kalıcı tarifeli bir hatıra pulunda resmedildi. Pulun tasarımı da dahil olmak üzere üretimin her aşamasında kendisine danışıldı. Pul, kitapçıklar ve altılı tabakalar halinde satışa sunuldu ve ilk günkü fiyatı 95 Kanada sentiydi. Bu onur, onun Kanada'nın kültürel ikonu olarak kabul edildiğinin bir göstergesidir.
Plummer, 1968 Kraliçe'nin Onur Listesi'nde gösteri sanatlarına yaptığı hizmetlerden dolayı Kanada Nişanı'nın (Order of Canada) en yüksek derecesi olan Companion (CC) unvanına layık görüldü. Bu ödül, Kanada'nın en yüksek sivil onurudur ve Plummer'ın ülkesine kültürel alanda yaptığı katkıların en büyük takdiridir. Bu unvan, onun sanat dünyasındaki etkisini ve saygınlığını taçlandırdı.
Plummer, Kral Herod karakterini kırk yıl arayla iki farklı yapımda canlandırdı: 1977 yapımı 'Jesus of Nazareth' mini dizisinde Herod Antipas, 2017 yapımı animasyon komedi 'The Star'da ise Büyük Herod olarak. Bu iki performans, onun hem dramatik hem de komedi türlerindeki ustalığını ve farklı dönemlere uyum sağlama yeteneğini gösteriyor.
Plummer, Peter Cushing ile iki ikonik karakteri paylaştı: Sherlock Holmes ve Profesör Van Helsing. Cushing, Holmes'u üç filmde canlandırırken, Plummer 'Silver Blaze' (1977) ve 'Murder by Decree' (1979) filmlerinde bu role hayat verdi. Van Helsing'de ise Cushing beş Dracula filminde yer alırken, Plummer 'The Satanic Rites of Dracula' (1973) ve 'The Legend of the 7 Golden Vampires' (1974) filmlerinde bu karakteri oynadı. Bu paralellik, iki usta oyuncunun kariyerlerindeki kesişimleri ortaya koyuyor.
1956'da ünlü yapımcı David O. Selznick, Plummer'a üç filmde başrol teklif etti; bu filmlerde Selznick'in eşi Jennifer Jones ile birlikte oynayacaktı. Teklif edilen yapımlar 'The Sun Also Rises' (1957), 'A Farewell to Arms' (1957) ve 'Tender Is the Night' (1962) idi. Plummer, bu ilgiden gurur duysa da, yaş farkı ve rollere uygunluğu konusundaki çekinceleri nedeniyle görüşmeler sonuçsuz kaldı. Bu olay, onun kariyerinde önemli bir dönüm noktası olabilecek bir fırsatın kaçışını temsil eder.
Plummer, Kanada'nın kraliyet madalyalarının neredeyse tamamına layık görüldü: 1977'de Kraliçe II. Elizabeth Gümüş Jübile Madalyası, 1993'te Kanada Konfederasyonu'nun 125. Yıldönümü Madalyası, 2002'de Altın Jübile Madalyası ve 2012'de Elmas Jübile Madalyası. Bu madalyalar, onun ülkesine olan bağlılığını ve toplumsal katkılarının devlet tarafından takdir edildiğini gösteriyor.
Plummer, İngiliz karakter oyuncusu Nigel Bruce'un ikinci kuzeniydi. Bruce, en çok Sherlock Holmes'un sadık dostu Dr. Watson'ı canlandırmasıyla tanınıyordu; Plummer ise ilerleyen yıllarda Holmes'u kendisi oynayarak bu mirası tersine çevirdi. Bu aile bağı, iki oyuncunun kariyerlerindeki ilginç bir paralellik oluşturuyor.
Plummer, hayatı boyunca kendisini en çok ağlatan filmin Jean Renoir'ın 'Grand Illusion' (1937) olduğunu söyledi. Bu başyapıt, savaş karşıtı temaları ve insanlık durumunu derinlemesine işlemesiyle sinema tarihinde önemli bir yere sahiptir. Plummer'ın bu itirafı, onun sinemaya olan duygusal bağını ve sanatın gücüne olan inancını gösteriyor.
Plummer, oyuncu Jason Robards'ı en yakın içki arkadaşlarından biri olarak görüyordu. İkili, hem sahne hem de perdede birlikte çalıştı ve aralarında güçlü bir dostluk gelişti. Robards'ın 2000 yılındaki ölümü, Plummer için büyük bir kayıp oldu; bu dostluk, onun özel hayatındaki önemli ilişkilerden biriydi.
Plummer, Trevor Howard ile dört farklı filmde bir araya geldi: 'Triple Cross' (1966), 'Battle of Britain' (1969), 'Conduct Unbecoming' (1975) ve 'Aces High' (1976). Bu iş birlikleri, iki usta oyuncunun uyumunu ve farklı türlerdeki performanslarını gözler önüne seriyor. Howard'ın İngiliz sinemasındaki saygın yeri, Plummer'ın uluslararası kariyerindeki bağlantılarını güçlendirdi.
Plummer, aynı performansla Akademi, BAFTA, Eleştirmenlerin Seçimi, Altın Küre ve SAG ödüllerini kazanan 14 oyuncudan biri oldu. Bu başarıyı 'Beginners' (2010) filmindeki rolüyle elde etti. Diğer isimler arasında Geoffrey Rush, Jamie Foxx, Philip Seymour Hoffman, Forest Whitaker, Javier Bardem, Daniel Day-Lewis, Heath Ledger ve Christoph Waltz gibi efsanevi oyuncular bulunuyor. Bu liste, Plummer'ın performansının ne kadar geniş bir beğeni topladığını kanıtlıyor.
Plummer'ın Akademi Ödülü adaylıkları arasındaki en uzun ara, 'Beginners' (2010) ile 'All the Money in the World' (2017) arasında geçen yedi yıldı. Bu süre, onun kariyerindeki iniş çıkışları ve seçimlerini yansıtıyor. Ancak bu aradan sonra yeniden aday gösterilmesi, onun yeteneğinin ve dayanıklılığının bir kanıtıdır.
Plummer'ın büyük amcası Frederick Barnard Fetherstonhaugh, Kanada'nın önde gelen patent avukatlarından biriydi ve Fetherstonhaugh & Company adlı patent ajansını kurdu. Ayrıca ülkedeki ilk elektrikli arabalardan birine sahipti. Bu yenilikçi ve girişimci aile üyesi, Plummer'ın ailesinin sadece siyasi değil, aynı zamanda teknolojik alanda da öncü olduğunu gösteriyor.
Plummer, 1956'da Stratford Shakespeare Festivali'nde 'Henry V' oyununda başrol oynadı. Bir gece hastalanınca yerine yedeği William Shatner geçti. Bu tesadüf, iki Kanadalı oyuncunun kariyerlerinin erken dönemlerinde kesiştiği anlardan biri oldu. Plummer daha sonra 1960'ta Royal Shakespeare Company'ye katılarak uluslararası tiyatro sahnesinde adını duyurdu.
Plummer'ın soy ağacı, İngiliz, Cornish, İskoç, Kuzey İrlandalı ve uzak Fransız-Kanadalı ile İsviçreli-Fransız kökenlerini içeriyordu. Bu çok kültürlü miras, onun kimliğinin ve sanatının zenginliğine katkıda bulundu. Farklı kültürlere olan bu bağ, onun hem İngilizce hem de Fransızca konuşabilmesini ve farklı karakterleri derinlemesine anlayabilmesini sağladı.
Plummer, 1978 yapımı 'Starcrash' filminde Galaksi İmparatoru rolünü kabul etmesinin asıl sebebinin ücretsiz bir Roma seyahati olduğunu açıkça itiraf etti. Bir röportajında, 'Bana her gün Roma'yı verin, Roma'ya gidebilmek için orada porno bile yaparım' diyerek esprili bir dille bu kararını anlattı. Bu açıklama, onun mizah anlayışını ve kariyerinde bazen eğlenceyi ön planda tuttuğunu gösteriyor.
Plummer, Donald Sutherland ile dört filmde birlikte rol aldı: 'Oedipus the King' (1968), 'The Disappearance' (1977), 'Murder by Decree' (1979) ve 'Ordeal by Innocence' (1984). Bu iş birlikleri, iki Kanadalı oyuncunun uzun süreli dostluğunu ve profesyonel ilişkisini pekiştirdi. Sutherland'ın kariyeriyle paralellik gösteren bu filmler, ikilinin uyumunu ortaya koyuyor.
Plummer, Susannah York ile dört filmde bir araya geldi: 'Battle of Britain' (1969), 'Lock Up Your Daughters!' (1969), 'Conduct Unbecoming' (1975) ve 'The Silent Partner' (1978). Bu filmler, onun farklı türlerdeki yeteneğini ve York ile olan kimyasını gösteriyor. York'un İngiliz sinemasındaki başarılı kariyeri, Plummer'ın uluslararası projelerdeki varlığını güçlendirdi.
Plummer, 1997'de New York'taki prestijli Players kulübü tarafından Edwin Booth Yaşam Boyu Başarı Ödülü'ne layık görüldü. Dört yıl sonra, 2001'de Kanada'nın gösteri sanatlarındaki en yüksek onuru olan Genel Vali'nin Yaşam Boyu Sanatsal Başarı Ödülü'nü aldı. Bu iki ödül, onun hem Amerikan hem de Kanada tiyatro ve sinema dünyasındaki eşsiz yerini taçlandırdı.
Plummer, Anthony Mann'ın 'The Fall of the Roman Empire' (1964) filminde Sir Alec Guinness'in oğlunu canlandırdı; ancak gerçekte aralarında sadece 15 yaş fark vardı. Bu yaş farkı, performansının eleştirilmesine neden oldu ve film, Plummer'ın kariyerindeki tartışmalı yapımlardan biri olarak anıldı. Bu deneyim, onun ilerleyen yıllarda rol seçimlerinde daha dikkatli olmasına yol açtı.
Bu sayfadaki bilgiler kaynaklarıyla birlikte derlenir ve düzenli olarak gözden geçirilir. Bir hata gördüysen düzeltme politikamıza göz atabilir, aşağıdaki düğmeyle bize bildirebilirsin.
Hata bildirBu yazıdaki insanlar
Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
Trust
Brothers
Paris, Texas
Gladiator
21 Jump Street
Fallout 2: A Post-Nuclear Role-Playing Game
Harry Potter ve Sırlar Odası
Kiss Me Deadly
Alan Wake II
Celeste