İçeriğe geç
Trivia Güçlü Kaynak

The Lost Weekend Kamera Arkası: Setten Az Bilinen Bilgiler

The Lost Weekend, alkolizmi gerçekçi bir şekilde ele alan ilk Hollywood filmi olarak bilinir ve yönetmen Billy Wilder, gerçek bir hastanede çekim yaparak filmin otantikliğini artırmıştır.

Paylaş Hata bildir

Film müziklerinde theremin kullanılan ilk yapım olan The Lost Weekend'da, bu enstrümanın ürkütücü 'inleme' sesi özellikle kâbus sahnelerinde etkileyici bir atmosfer yaratır. Miklós Rózsa'nın bestelediği bu ses, daha sonra 1950'lerin bilimkurgu filmlerinin vazgeçilmez öğesi haline gelecekti.


Filmin Santa Barbara'daki ilk ön gösteriminde seyirciler, yoğun dramatik sahneler karşısında kahkahalara boğuldu. Billy Wilder'ın anlattığına göre, Birnam'ın kardeşinin pencere kenarında içki şişesini bulduğu an bile gülüşmelere neden oldu; salon adeta boşaldı. Dağıtılan değerlendirme kartlarına 'iğrenç' ve 'sıkıcı' yorumları yağarken, bir izleyici 'Bir daha asla' diyerek sinemayı terk ettiğini, ancak kastettiğinin içki değil, film olduğunu söylemişti.


Billy Wilder, bu filmle aynı yapım için hem En İyi Yönetmen hem de En İyi Senaryo Oscar'larını kazanan ilk kişi olarak sinema tarihine geçti. Bu çifte zafer, onun Hollywood'daki yükselişinin de habercisiydi.


Miklós Rózsa, aynı yıl hem Spellbound hem de The Lost Weekend filmleriyle En İyi Müzik dalında aday gösterildi; her iki yapımda da theremin kullanılmıştı. David O. Selznick, The Lost Weekend'da bu enstrümanın kullanılmasına hukuki engel çıkarmaya kalkışsa da, bir enstrümanın telif hakkıyla korunamayacağı hatırlatılınca geri adım attı. Oscar'ı Spellbound kazansa da Rózsa, Weekend müziğini daha güçlü buluyordu.


Dış çekimler New York sokaklarında, iç mekânlar ise Hollywood'da gerçekleştirildi. Paramount'un 5 numaralı sahnesine, Third Avenue'daki P.J. Clarke's barının birebir kopyası inşa edildi; ankesörlü telefonun üstündeki tozlu kedi heykeline varana dek her detay düşünüldü. Başroldeki Ray Milland, çekimler sürerken her gün saat 17.00'de kapıdan içeri dalan bir adamın bara yürüyüp bourbon ısmarladığını, havadan sudan konuşup 50 sent bırakarak çıktığını anlatır; bu kişi, New York hasreti çeken yazar Robert Benchley'den başkası değildi.


New York'taki Bellevue Hastanesi, tarihinde ilk kez bir film ekibine kapılarını açtı. Bu izin, yapımın gerçekçilik arayışındaki kararlılığını gösteriyordu.


New York'taki özenle hazırlanmış bir dış çekim, aniden kadraja dalan genç bir kızın Ray Milland'dan imza istemesiyle mahvoldu. Planlanan sahne kullanılamaz hale gelirken, bu olay setteki en renkli anılardan biri olarak kaldı.


The Lost Weekend, Billy Wilder'ın Oscar kazandığı ilk film oldu; kariyeri boyunca toplam beş heykelciğe uzanacaktı. Bu başlangıç, onun sinema dilindeki cesur ve yenilikçi dokunuşunun da tesciliydi.


Harry and Joe's sahnesinde piyano çalan Harry Barris, Paul Whiteman'ın 'Rhythm Boys' grubunda Bing Crosby ve Al Rinker ile birlikte yer almıştı. Bu küçük detay, filmin müzikal dokusuna caz tarihinden bir selam niteliğindeydi.


Arka Evren Yayın Kurulu Araştırma · Derleme · Editörlük

Bu sayfadaki bilgiler kaynaklarıyla birlikte derlenir ve düzenli olarak gözden geçirilir. Bir hata gördüysen düzeltme politikamıza göz atabilir, aşağıdaki düğmeyle bize bildirebilirsin.

Hata bildir

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.

The Lost Weekend hakkında dahası

Yapım sayfası →

Aynı konu, başka yapımlar

Kamera Arkası →

Bunu sevdiysen

Tüm yapımlar →

Gelişmiş arama