Sterling Hayden Hakkında 18 İlginç Bilgi
The Godfather yapıtında Oyuncu Sterling Hayden.
Sterling Hayden'ın özel hayatı, Hollywood kariyeri kadar çalkantılıydı. Betty Ann de Noon ile evliliğinden dört çocuğu oldu: Christian, Dana, Gretchen ve Matthew. Çift, üç kez evlenip üç kez boşanarak sıra dışı bir ilişki yaşadı; bu süreçte çocukların velayeti için kıyasıya bir mücadele verdiler. Bu hukuki savaş, Hayden'ın mali durumunu sarsmakla kalmadı, aynı zamanda kariyer seçimlerini de derinden etkiledi.
Yapımcılar Richard D. Zanuck ve David Brown, 1975 yapımı 'Jaws' filmindeki unutulmaz karakter Quint için ilk tercihleri Sterling Hayden'dı. Ancak Hayden'ın ABD hükümetiyle yaşadığı ciddi vergi sorunları bu iş birliğini imkânsız kıldı. Ülke dışında yaşayan oyuncu, ABD'ye ayak bastığı anda tutuklanma riskiyle karşı karşıyaydı; bu nedenle rol, sinema tarihine geçen Robert Shaw'a kaldı. Hayden'ın bu kaybı, onun yeteneğinin ve karşılaştığı zorlukların bir göstergesi olarak sinema tarihinde önemli bir nottur.
Sterling Hayden, Amerikan sinemasının en seçkin yapıtları arasında gösterilen beş filmde rol alarak kültürel mirasa katkıda bulundu. Kongre Kütüphanesi tarafından 'kültürel, tarihsel veya estetik açıdan' önemli bulunarak Ulusal Film Arşivi'ne seçilen bu yapımlar arasında 'The Asphalt Jungle' (1950), 'Johnny Guitar' (1954), 'Dr. Strangelove' (1964), 'The Godfather' (1972) ve 'The Long Goodbye' (1973) yer alıyor. Bu filmler, onun hem kara film hem de western türlerindeki ustalığını ve farklı yönetmenlerle çalışma yeteneğini gözler önüne seriyor.
1960 yapımı klasik western 'The Magnificent Seven'da bıçak atıcı Britt karakteri için ilk düşünülen isim Sterling Hayden'dı. Ancak oyuncunun müsait olmaması üzerine rol, kariyerinde önemli bir sıçrama yapacak olan James Coburn'a verildi. Bu değişiklik, Coburn'ün unutulmaz performansıyla sonuçlanırken, Hayden'ın da farklı projelere yönelmesine olanak tanıdı.
Sterling Hayden'ın eğitim hayatı, deniz tutkusuyla erken yaşta sona erdi. 15 yaşında liseyi bırakarak denizci olan Hayden, azmi ve yeteneği sayesinde 21 yaşında kaptanlık lisansını almayı başardı. Bu erken deneyim, onun hayatı boyunca sürecek deniz sevgisinin temelini attı ve karakterinin şekillenmesinde önemli rol oynadı.
1941 yılında Paramount stüdyoları, Sterling Hayden'ı 'Filmlerin En Yakışıklı Adamı!' sloganıyla tanıtmaya başladı. Bu pazarlama stratejisi, onun yakışıklılığını ön plana çıkararak dönemin sinema izleyicisinin ilgisini çekmeyi amaçlıyordu. Ancak Hayden, sadece bir yüz olmaktan öteye geçerek ciddi bir oyuncu olma yolunda ilerledi.
1969'da Sterling Hayden, Hollanda'dan bir kanal mavnası satın aldı ve onu Paris'e taşıyarak zamanının bir kısmını burada geçirmeye başladı. Bu sıra dışı yaşam tercihi, onun denize ve özgürlüğe olan düşkünlüğünün bir yansımasıydı. Hollywood'un gösterişli dünyasından uzaklaşarak sade bir yaşamı seçmesi, onun farklı kişiliğini ortaya koyuyor.
ABD'nin II. Dünya Savaşı'na girmesiyle Sterling Hayden, Hollywood geçmişini bir kenara bırakarak vatanına hizmet etmeye karar verdi. Adını John Hamilton olarak değiştirip CIA'nın öncülü olan Stratejik Hizmetler Ofisi'ne (OSS) katıldı; burada başkan Albay 'Wild Bill' Donovan'ın oğluyla daha önce birlikte yelken açmıştı. Gerilla savaşı eğitimi alan Hayden, Yugoslavya açıklarında bir balıkçı teknesiyle düşürülen Müttefik pilotlarını kurtardı ve Josip Broz Tito'nun komünist partizanlarına erzak sağladı. Gösterdiği üstün başarılar nedeniyle 1945'te terhis edildiğinde Gümüş Yıldız madalyası ve yüzbaşı rütbesiyle ödüllendirildi.
Universal Studios, Sterling Hayden'ı 'Jaws' filminde Quint rolü için oynatmak konusunda o kadar istekliydi ki vergi sorunlarını aşmak için yaratıcı bir çözüm geliştirdi. IRS'ye olan ağır borçları nedeniyle yıllarca yurt dışında yaşayan Hayden, ABD'ye dönerse maaşının büyük kısmına el konulacaktı. Ancak Hayden aynı zamanda bir yazardı ve yazarlık kazançları bu cezaya tabi değildi. Bu nedenle stüdyo, ona film için sendika ücreti ve bir senaryo karşılığında yüklü bir ödeme yapmayı teklif etti; ancak bu plan, yapımcıların onaylamaması üzerine hayata geçirilemedi.
Sterling Hayden'ın menajeri, onun için 'on dokuzuncu yüzyıl deniz kaptanı' benzetmesini yapmıştı. Bu tanımlama, Hayden'ın denizci kimliğinin ve asi ruhunun Hollywood'daki imajına nasıl yansıdığını gösteriyor. Menajerinin bu sözleri, onun sıradan bir oyuncu olmadığını, hayatını kendi kurallarıyla yaşayan bir maceraperest olduğunu vurguluyor.
1980'de sürekli maddi zorluklar yaşayan Sterling Hayden, 'Charlie Chan and the Curse of the Dragon Queen' filminde oynamak için 250.000 dolarlık bir sözleşme imzaladı. Ancak Josip Broz Tito'nun ölümü üzerine, hiçbir ön ödeme almadan 'Rolling Stone' dergisi için haber yapmak üzere Yugoslavya'ya gitmek amacıyla bu sözleşmeyi bozdu. 1981'de Tom Snyder'a verdiği röportajda, bu makaleyi hiçbir zaman tamamlayamadığını itiraf etti; bu olay, onun önceliklerinin ne kadar farklı olduğunu gösteriyor.
Sterling Hayden'ın 1963 tarihli anı kitabı 'Wanderer', onun kariyerindeki bazı seçimlerin ardındaki zorunlulukları gözler önüne seriyor. Eski eşi Betty Ann de Noon, dört çocuklarıyla birlikte yelkenlisi The Wanderer ile İskandinavya'ya gitmesini engelleyince, Hayden 'A Summer Place' (1959) filmindeki rolü 40.000 dolara (2012 değeriyle yaklaşık 314.000 dolar) kabul etmek zorunda kaldı. Bu kararın arkasında, üç kez boşandığı De Noon ile yaşadığı uzun velayet savaşının getirdiği yasal masraflar ve parasızlık yatıyordu; ayrıca paraya karşı umursamaz tavrı da bu seçimde etkili oldu.
Sterling Hayden, Johnny Weissmuller'ın ardından Tarzan rolü için Sol Lesser Productions ve RKO Radio Pictures tarafından düşünülen isimlerden biriydi. Ancak o, daha dramatik roller ve ciddi bir oyunculuk kariyeri arzuladığı için bu teklifi reddetti ve rol Lex Barker'a gitti. Bu karar, onun sinemada sadece aksiyon kahramanı olarak değil, derinlikli karakterlerle anılmak istediğini gösteriyor.
Sterling Hayden'ın çocukluğu, Amerika'nın farklı bölgelerinde geçti. New Hampshire, Massachusetts, Pennsylvania, Washington D.C. ve Maine'de yaşayan Hayden, bu hareketli yaşam sayesinde farklı kültürleri ve insanları tanıma fırsatı buldu. Bu deneyimler, onun ilerideki denizci ve oyuncu kimliğinin şekillenmesinde etkili oldu.
Sterling Hayden'ın altı çocuğu vardı: İlk eşi Betty Ann de Noon'dan Christian, Dana, Gretchen ve Matthew; ikinci eşi Catherine Devine McConnell'den ise Andrew Hayden ve David. Bu geniş aile yapısı, onun özel hayatındaki karmaşıklığı ve sorumluluklarını gözler önüne seriyor. Çocuklarıyla ilişkileri, özellikle ilk eşiyle yaşadığı velayet mücadelesi, onun hayatının önemli bir bölümünü oluşturdu.
Sterling Hayden'ın 'King of the Gypsies' (1978) filmindeki rol arkadaşı Eric Roberts, onun düzenli olarak esrar içtiğini iddia etti. Bu tür bir açıklama, Hayden'ın asi ve sıra dışı kişiliğine dair bir ipucu veriyor. Ancak bu iddia, onun oyunculuk kariyerine ve sinema tarihindeki yerine gölge düşürmüyor; aksine, onun Hollywood'un kalıplarına uymayan bir karakter olduğunu gösteriyor.
Sterling Hayden, En İyi Film Oscar'ına aday gösterilen iki önemli yapımda rol aldı: 'Dr. Strangelove' (1964) ve 'The Godfather' (1972). Bu filmlerden 'The Godfather', bu kategoride Oscar'ı kazanarak sinema tarihinde unutulmaz bir yer edindi. Hayden'ın bu yapımlardaki performansları, onun ciddi ve etkileyici bir oyuncu olduğunu kanıtlar nitelikte.
Sterling Hayden, sinema kariyerinde özellikle kendine zarar veren eğilimleri olan sorunlu anti-kahramanları canlandırmasıyla tanındı. Bu tipleşmenin temelinde, 1950 yapımı hit film 'The Asphalt Jungle'daki unutulmaz performansı yatıyordu. Filmde canlandırdığı karakter, sürekli şanssız bir adamdı ve suç işlemesinin tek nedeni, ailesinin kaybettiği at çiftliğini geri kazanma hayaliydi. Bu rol, onun kariyerinde bir dönüm noktası oldu ve benzer karakterleri oynamasına yol açtı.
Bu sayfadaki bilgiler kaynaklarıyla birlikte derlenir ve düzenli olarak gözden geçirilir. Bir hata gördüysen düzeltme politikamıza göz atabilir, aşağıdaki düğmeyle bize bildirebilirsin.
Hata bildirBu yazıdaki insanlar
Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
Dangal
Rome
Head-On
Shadows
A Room with a View
The Hurt Locker
Zamanın Kapıları
Rocco and His Brothers
Uncharted 3: Drake's Deception
Little Caesar