Henry Fonda
Oyuncu · Yapımcı · 1905-05-16
Henry Fonda, oyuncu; 12 Angry Men ve Once Upon a Time in the West gibi yapımlarda yer aldı. Bu sayfada hakkındaki 88 bilgi kaynaklarıyla birlikte toplandı.
88 bilgi · 1 yazı · 11 yapım
Henry Fonda hakkında 88 bilgi
88 bilgi gösteriliyor.
- Henry Fonda ve James Stewart'ın dostluğu, 1930'ların başında New York'ta zorlu günler geçiren iki genç oyuncunun aynı odayı paylaşmasıyla başladı. Fonda, Hollywood'a Stewart'tan hemen önce gitmiş, Stewart geldiğinde ise Fonda'nın evine yerleşmişti. İkisi de yakışıklılıkları ve çapkınlıklarıyla ün salmış, evlenip çocuk sahibi olduktan sonra bile dostluklarını sürdürmüşlerdi. Olgunluk yıllarında birlikte model uçak yaparak vakit geçiren bu iki efsane, sinema tarihinin en kalıcı dostluklarından birini oluşturdu.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, oyunculuk eğitimini Marlon Brando'nun annesi Dorothy Brando'dan aldı. Bu eğitim, onun sahne ve sinemadaki doğal ve etkileyici performansının temelini oluşturdu. Dorothy Brando'nun öğrencisi olmak, Fonda'ya oyunculuğun inceliklerini öğretirken, aynı zamanda onu dönemin önemli tiyatro çevreleriyle de tanıştırdı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, Hollywood'un en yetenekli yağlı boya ressamlarından biri olarak kabul edilirdi; özellikle natürmort alanındaki çalışmalarıyla tanınırdı. Resimlerine birçok kez yüksek meblağlar teklif edilmesine rağmen, o eserlerini arkadaşlarına hediye etmeyi tercih etti. Bu yönü, onun sanata olan tutkusunu ve maddiyata verdiği önemi gözler önüne serer.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, hem oyunculuğu hem de yapımcılığıyla büyük beğeni toplayan '12 Kızgın Adam' (1957) filminde, ücretini kâr payı üzerinden almayı kabul etmişti. Ancak film gişede sadece başa baş noktasına gelebildi ve Fonda bu projeden hiçbir maddi kazanç elde edemedi. Bu durum, onun sanatı paraya tercih ettiğinin ve risk alabilen bir yapımcı olduğunun göstergesidir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Yönetmen John Ford ile yaklaşık yirmi yıl süren dostluk ve işbirliği, 'Mister Roberts' (1955) filminin çekimleri sırasında Ford'un Fonda'ya yumruk atmasıyla sona erdi. Bu olay, ikilinin arasındaki gerilimin doruk noktasıydı ve Fonda'nın Ford'la bir daha çalışmamasına neden oldu. Sinema tarihinin en önemli yönetmen-oyuncu ikililerinden birinin dağılması, Hollywood'da büyük yankı uyandırdı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 'In Harm's Way' (1965) filminde canlandırdığı Pasifik Komutanı karakterinin aksine, gerçek hayatta da II. Dünya Savaşı'nda denizde görev yapmış bir gazisiydi. 'The Ox-Bow Incident' (1943) filminin ardından, 'Stüdyoda sahte bir savaşta olmak istemiyorum' diyerek donanmaya katıldı. Üç yıl boyunca önce muhripte denizci, ardından hava muharebe istihbaratında üsteğmen olarak görev yaptı; bu deneyim, onun vatanseverliğini ve gerçekçiliğe verdiği önemi gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 'On Golden Pond' (1981) filmindeki performansıyla 76 yaşında Oscar kazandığında, bu ödülü alan en yaşlı erkek oyuncu unvanını elde etti. Bu rekor, 2021'de 83 yaşında 'The Father' ile ödülü kazanan Anthony Hopkins tarafından kırılana kadar uzun yıllar korundu. Fonda'nın bu başarısı, yaşına rağmen oyunculuktaki ustalığını ve sinemaya olan bağlılığını kanıtlar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1947 baharında, Fonda'nın Hollywood'daki komünist iddialarını araştıran Meclis komitesine karşı imza kampanyasına katılması, yakın dostu James Stewart ile aralarında ciddi bir tartışmaya yol açtı. Stewart'ın muhafazakar görüşleri ile Fonda'nın liberal duruşu çatışınca, iki dostun yıllardır süren bağı tehlikeye girdi. Tartışma, ikilinin dostluklarını kaybetme korkusuyla yumuşasa da, bu olay Hollywood'daki siyasi kutuplaşmanın bir yansıması olarak tarihe geçti.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, ekranda canlandırdığı kibar, kahraman ve dürüst karakterlerin aksine, özel hayatında soğuk, mesafeli ve zaman zaman öfkeli biri olarak tanınırdı. Bu çelişki, onun oyunculuktaki başarısının ne kadar büyük olduğunu gösterir; çünkü izleyiciyi kendine inandırmayı başarıyordu. Mesafeli tavrı, yakın çevresindekiler tarafından sık sık dile getirilmiş, ancak bu durum onun sinema tarihindeki yerini etkilememiştir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda'nın üç filmi, Amerikan Film Enstitüsü'nün 'Tüm Zamanların En İlham Veren 100 Filmi' listesinde yer almayı başardı. 'Gazap Üzümleri' (1940) 7. sırada, '12 Kızgın Adam' (1957) 42. sırada ve 'On Golden Pond' (1981) 45. sırada kendine yer buldu. Bu filmler, onun hem dramatik hem de toplumsal konulardaki duyarlılığını ve oyunculuk yeteneğini gözler önüne serer.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Vietnam Savaşı'na karşı olmasına rağmen, Fonda 1970'lerde askerleri ziyaret etmek üzere 23 günlük bir tura çıkmayı kabul etti. Bu turda askerlerle Polaroid fotoğraflar çektirdi ve onlara imzaladı. Bu davranışı, savaş karşıtı görüşlerine rağmen askerlere duyduğu saygıyı ve vatanseverliğini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, kariyeri boyunca Broadway'e düzenli olarak geri döndü ve 'Mister Roberts', 'Critic's Choice' ve 'First Monday in October' gibi oyunlarda sahne aldı. Ancak Edward Albee'nin 'Who's Afraid of Virginia Woolf?' oyununun orijinal Broadway yapımında George rolünü oynama fırsatını kaçırdı; menajeri, ona danışmadan senaryoyu reddetmişti. Menajerin gerekçesi, oyunun dört kişinin sürekli bağrışmasından ibaret olduğu yönündeydi. Fonda, oyun yazarı Albee'nin hayranı olmasına rağmen bu rolü hiç oynayamadı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda'nın hobilerinden biri arıcılıktı ve bu ilgi, oğlu Peter Fonda'nın 'Ulee's Gold' (1997) filmindeki performansına ilham kaynağı oldu. Peter, bu filmdeki rolünü babasına dayandırdığını ve arıcılık gibi birçok özelliği ondan aldığını açıkladı. Bu durum, Henry Fonda'nın kişisel özelliklerinin ailesi üzerindeki etkisini ve oğlunun babasına olan hayranlığını gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, vasiyetinde cenaze veya anma töreni yapılmamasını istedi. Bu istek, onun gösterişten uzak ve sade bir yaşam felsefesini yansıtır. Ölümünün ardından ailesi bu vasiyete uydu ve onu sessiz sedasız uğurladı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Yazar Michael Buckley'e göre, Fonda'nın en değerli çocukluk anısı, 1910 yılında annesi tarafından Halley Kuyruklu Yıldızı'nı görmek için uyandırılmasıydı. Bu olay, onun gökyüzüne ve doğaya olan ilgisinin başlangıcı olabilir. Aynı zamanda, annesiyle arasındaki sıcak bağı da gözler önüne serer.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Amerikan Film Enstitüsü, 1999 yılında açıkladığı 'En Büyük 50 Ekran Efsanesi' listesinde Henry Fonda'yı en büyük erkek oyuncular arasında 6. sıraya yerleştirdi. Bu liste, sinema tarihinin en etkili ve ikonik isimlerini belirlerken, Fonda'nın bu listede üst sıralarda yer alması, onun sinemaya yaptığı katkıların ne kadar büyük olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Henry Fonda ve kızı Jane Fonda, 1982 yılında aynı yıl Oscar'a aday gösterilen ilk baba-kız çifti oldular. Henry, 'On Golden Pond' ile En İyi Erkek Oyuncu, Jane ise 'On Golden Pond' ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında aday gösterildi. Bu olay, sinema tarihinde bir ilkti ve ailenin yeteneklerini bir kez daha kanıtladı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda'nın hobileri arasında model uçak ve uçurtma yapmak vardı. Bu hobiler, onun sabırlı ve el becerisi gerektiren işlere olan ilgisini gösterir. Ayrıca, dostu James Stewart ile birlikte model uçak yaparak vakit geçirmesi, bu hobisinin sosyal bir yönü olduğunu da ortaya koyar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, vasiyetinde kızı Amy'ye 200.000 dolar bıraktıktan sonra tüm mal varlığını beşinci eşi Shirlee Adams'a miras bıraktı. Bu karar, onun son yıllarında Shirlee ile olan yakın ilişkisini ve ona duyduğu güveni gösterir. Ayrıca, diğer çocuklarına neden daha az miras bıraktığı konusunda herhangi bir açıklama yapılmadı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Peter Fonda, babası Henry'nin kendisini övdüğü bir röportajı gördüğünde gözyaşlarına boğulduğunu itiraf etti. Peter, bunun babasının kendisine ilk kez böyle bir övgüde bulunması olduğunu söyledi. Bu olay, Henry Fonda'nın duygularını ifade etmekte zorlanan bir baba olduğunu ve oğlunun bu övgüye ne kadar hasret kaldığını gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 1981 yılında Playboy dergisine verdiği röportajda, 'Sex and the Single Girl' (1964) filmini kariyerinin en kötü filmi olarak nitelendirdi. Bu açıklama, onun kendi filmografisini eleştirel bir gözle değerlendirdiğini ve sanatsal standartlarına ne kadar önem verdiğini gösterir. Ayrıca, bu tür bir itiraf, onun samimi ve açık sözlü bir kişiliğe sahip olduğunu da ortaya koyar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, televizyon dizisi 'All in the Family' (1971) hayranıydı ve dizinin ilk 100 bölümünün en iyi anlarını derleyen özel bir programa ev sahipliği yapma onuruna erişti. Bu program, dizinin popülaritesini ve Fonda'nın bu yapıma olan ilgisini gösterir. Aynı zamanda, onun televizyon dünyasına da ne kadar yakın olduğunu kanıtlar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Jane Fonda, Barbara Walters ile yaptığı bir röportajda, babası Henry'nin Lucille Ball'a derinden aşık olduğunu ve ikilinin 'Yours, Mine and Ours' (1968) filminin çekimleri sırasında çok yakınlaştığını iddia etti. Bu açıklama, Henry Fonda'nın özel hayatındaki duygusal bağlarına ışık tutar. Ancak, bu iddia Henry'nin kendisi tarafından hiçbir zaman doğrulanmadı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, arkadaşları ve ailesi tarafından duygularını ifade etmekte zorlanan, mesafeli bir adam olarak tanınırdı. Bu özelliği, onun ekrandaki sıcak ve samimi karakterlerinin aksine, özel hayatında daha içine kapanık bir yapıya sahip olduğunu gösterir. Bu durum, oyunculuğunun ne kadar büyük bir dönüşüm gerektirdiğini de ortaya koyar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 1919 yılında Omaha'da meydana gelen ırk ayaklanmalarına ve Will Brown'ın linç edilmesine bizzat tanık oldu. Bu olay, onun üzerinde derin bir etki bıraktı ve hayatı boyunca ırkçılığa ve bağnazlığa karşı güçlü bir duruş sergilemesine neden oldu. Bu deneyim, onun toplumsal duyarlılığının ve adalet anlayışının temelini oluşturdu.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Premiere Magazine, 2003 yılında yaptığı bir oylamayla Henry Fonda'yı tüm zamanların en büyük 10. film yıldızı seçti. Bu liste, sinema tarihinin en etkili isimlerini belirlerken, Fonda'nın bu listede üst sıralarda yer alması, onun sinemaya yaptığı katkıların ne kadar büyük olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda'nın 'Gazap Üzümleri'ndeki (1940) Tom Joad performansı, Premiere Magazine'in 2006 yılında açıkladığı 'Tüm Zamanların En İyi 100 Performansı' listesinde 51. sırada yer aldı. Bu performans, onun kariyerinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. Fonda, bu rolüyle hem eleştirmenlerden tam not almış hem de toplumsal bir simge haline gelmişti.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 'Death Wish' filmindeki Charles Bronson rolünü, filmin temasını 'iğrenç' bulduğu için reddetti. Bu karar, onun şiddet içerikli ve intikam temalı yapımlara karşı duyarlılığını gösterir. Fonda, kariyeri boyunca seçici davranarak, değerlerine uygun projelerde yer almayı tercih etti.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 1982 Akademi Ödülleri törenine sağlık sorunları nedeniyle katılamadı ve 'On Golden Pond' ile kazandığı En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kızı Jane Fonda onun adına teslim aldı. Bu an, baba-kız arasındaki duygusal bağı bir kez daha gözler önüne serdi. Jane, babasının bu büyük başarısını kutlarken, aynı zamanda onun sağlık durumunun ciddiyetini de hissettirdi.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, gençliğinde İzci hareketinde aktif rol aldı ve 'Life Scout' rütbesine ulaştı. Yetişkinlik döneminde ise izci liderliği yaptı. Bu deneyim, onun doğa sevgisini, liderlik vasıflarını ve gençlere olan ilgisini gösterir. Ayrıca, bu dönemde edindiği disiplin anlayışı, kariyerine de olumlu yansıdı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, John Ford'un oyuncu kadrosunda yer aldığı dönemde John Wayne ile yakın arkadaş oldu. Ancak, oğlu Peter Fonda'nın otobiyografisine göre, Henry ile Wayne ve Ward Bond arasında siyasi görüş farklılıkları nedeniyle zaman zaman gerginlikler yaşandı. Wayne ve Bond, Henry'nin sol görüşlerine karşı daha sağda yer alıyorlardı. Buna rağmen, Peter, Wayne ve Bond'un kendisine karşı çok sıcak davrandıklarını, babasının ise daha mesafeli olduğunu belirtti.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, oyunculuğa başlangıçta ilgi duymasının nedenini, 'bir maskenin arkasına geçme' fırsatı olarak açıkladı. Bu ifade, onun sahne ve sinemada farklı kimliklere bürünmekten duyduğu hazzı ve belki de kendi iç dünyasındaki karmaşadan kaçışını gösterir. Oyunculuk, onun için bir kaçış ve kendini ifade etme aracıydı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, ilk eşi Margaret Sullavan'dan sadece iki ay sonra ayrıldı, ancak boşanma süreci tam on üç ay sürdü. Bu süre, birlikte yaşadıkları süreden daha uzundu ve bu da çiftin ilişkisinin ne kadar çalkantılı olduğunu gösterir. Boşanmanın bu kadar uzun sürmesi, dönemin hukuki süreçlerinin yavaşlığından kaynaklanmış olabilir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda ailesi, Marlon Brando'nun ailesiyle Omaha'da komşuydu ve Henry, Marlon'un annesi Dorothy ile birlikte topluluk tiyatrosunda sahne almıştı. 1930'ların sonlarında Brando ailesi, Henry'yi bir film setinde ziyaret etti. Ancak, yaş farkı nedeniyle Henry ve Marlon sosyal olarak hiç yakınlaşamadılar. Yine de, Marlon'un oyunculuğa başladığı dönemde, Henry'nin Omaha'daki ünü ona ilham kaynağı olmuş olabilir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda'nın ikinci eşi Frances Seymour Brokaw, onun bir matine performansı sırasında intihar etti. Fonda, bu acı haberi aldıktan sonra bile performansını tamamladı ve eve gitti. Bu olay, onun profesyonelliğini ve soğukkanlılığını gösterirken, aynı zamanda yaşadığı derin acıyı da gözler önüne serer.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, Edward Albee'nin 'Who's Afraid of Virginia Woolf?' oyununda George rolünü oynamayı çok istemesine rağmen, menajeri ona danışmadan senaryoyu reddetti. Bu olay, Fonda'nın kariyerinde önemli bir dönüm noktası olabilirdi; ancak menajerinin bu kararı, onun bu efsanevi rolü canlandırmasını engelledi. Fonda, bu durumu yıllar sonra üzüntüyle hatırladı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, Broadway'de kariyerine başlayan birçok film yıldızının aksine, sinema kariyeri boyunca düzenli olarak New York sahnesine geri döndü. Bu, onun tiyatroya olan sevgisini ve sahne deneyiminin sinema oyunculuğuna kattığı derinliği gösterir. Tiyatro, onun için bir tutkuydu ve bu tutkuyu hiç kaybetmedi.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, Kongre Kütüphanesi tarafından 'kültürel, tarihi veya estetik' açıdan önemli bulunarak Ulusal Film Arşivi'ne seçilen dokuz filmde rol aldı. Bu filmler arasında 'Jezebel' (1938), 'Genç Bay Lincoln' (1939), 'Gazap Üzümleri' (1940), 'The Lady Eve' (1941), 'The Ox-Bow Incident' (1943), 'My Darling Clementine' (1946), '12 Kızgın Adam' (1957), 'How the West Was Won' (1962) ve 'Once Upon a Time in the West' (1968) yer alıyor. Bu başarı, onun sinema tarihindeki kalıcı etkisini ve seçkin projelerde yer alma yeteneğini kanıtlar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, hayatının büyük bölümünde Demokrat olmasına rağmen, bir dönem Cumhuriyetçi Parti'ye kayıtlıydı. Oğlu Peter Fonda'nın otobiyografisine göre, Henry'nin liberal görüşleri, 1950'lerin başında Hollywood'da kara listeye alınmasına ve altı yıl boyunca filmlerde rol alamamasına neden oldu. Bu dönem, Fonda'nın kariyerinde zorlu bir dönemdi ve onun siyasi duruşunun bedelini ödemesine yol açtı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 8 Şubat 1960'ta Hollywood Bulvarı'ndaki 1601 Vine Street adresinde bulunan Hollywood Walk of Fame'de yıldızını aldı. Bu onur, onun sinema endüstrisine yaptığı katkıların resmi bir takdiriydi. Yıldızı, bugün hala hayranları tarafından ziyaret edilmektedir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, Hollywood'da çapkınlığıyla ünlüydü ve birçok aktrisle ilişkisi olduğu biliniyordu. Bu durum, onun karizmatik kişiliği ve yakışıklılığıyla birleşince, dönemin magazin basınının ilgisini çekti. Ancak, bu ilişkilerin çoğu kısa süreliydi ve Fonda'nın evlilikleri de dahil olmak üzere özel hayatı sık sık gündeme geldi.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Jane Fonda, babasını yalnızca bir kez ağlarken gördüğünü söyledi: Franklin D. Roosevelt'in ölümünde. Bu olay, Fonda'nın Roosevelt'e olan hayranlığını ve onun politikalarına verdiği önemi gösterir. Aynı zamanda, Fonda'nın duygularını nadiren dışa vuran biri olduğunu da kanıtlar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, II. Dünya Savaşı'nın önemli muharebelerini konu alan üç filmde rol aldı: 'The Longest Day' (1962), 'Battle of the Bulge' (1965) ve 'Midway' (1976). Ayrıca, Pearl Harbor saldırısını ve Güney Pasifik seferini anlatan 'In Harm's Way' (1965) filminde de Amiral Chester Nimitz'i canlandırdı. Bu roller, onun savaş temalı yapımlara olan ilgisini ve tarihi figürleri başarıyla canlandırma yeteneğini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Entertainment Weekly dergisi, 1996 yılında yaptığı bir oylamayla Henry Fonda'yı tüm zamanların en büyük 29. film yıldızı seçti. Bu liste, sinema tarihinin en etkili isimlerini belirlerken, Fonda'nın bu listede yer alması, onun sinemaya yaptığı katkıların ne kadar büyük olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda'nın Broadway'deki ilk rolü, 'A Game of Love and Death' adlı oyunda Alice Brady, Claude Rains ve Otto Kruger ile birlikte küçük bir roldü. Bu deneyim, onun tiyatro kariyerinin başlangıcı oldu ve daha sonra büyük başarılara imza atacağı sahne hayatının temelini attı. Bu oyun, onun yeteneğini keşfetmesine ve profesyonel oyunculuğa adım atmasına olanak sağladı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Henry Fonda ve kızı Jane, Oscar kazanan baba-kız çiftleri arasında, kızın babadan önce ödülü kazandığı iki çiftten biridir. Jane, 1971'de 'Klute' ile En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ını kazanırken, Henry bu ödülü ancak 1982'de 'On Golden Pond' ile alabildi. Diğer çift ise Hayley Mills ve John Mills'tir; Hayley 1960'ta onursal Oscar alırken, John 1971'de En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Bu durum, Fonda ailesinin sinema tarihindeki özel yerini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, kızı Jane'in Vietnam Savaşı karşıtı aktivizmini onayladı ve 1978'deki AFI Yaşam Boyu Başarı Ödülü töreninde, Jane'in eleştirmenlerine 'kapa çenenizi' diyerek onu savundu. Bu davranış, onun kızına olan desteğini ve aile bağlarına verdiği önemi gösterir. Aynı zamanda, Fonda'nın siyasi görüşlerinin ne kadar güçlü olduğunu da ortaya koyar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Amerikan Film Enstitüsü'nün 1999'da açıkladığı 'En Büyük Erkek Ekran Efsaneleri' listesinde Henry Fonda 6. sırada yer aldı. Bu liste, sinema tarihinin en etkili erkek oyuncularını belirlerken, Fonda'nın bu listede üst sıralarda yer alması, onun sinemaya yaptığı katkıların ne kadar büyük olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, üçüncü eşi Susan Blanchard'a, aşırı muhafazakar görüşleri ve McCarthyism'e verdiği destek nedeniyle hor gördüğü Ward Bond'dan uzak durmasını söyledi. Bu talimat, Fonda'nın siyasi görüşlerinin ne kadar keskin olduğunu ve bu konudaki tavizsiz tutumunu gösterir. Aynı zamanda, eşini bu tür kişilerden koruma isteğini de yansıtır.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda'nın kızı Jane Fonda'nın doğumu, 'Jezebel' (1938) filminin çekimleri sırasında bazı aksaklıklara neden oldu. Bette Davis ile başrolü paylaştığı bu film, Fonda'nın kariyerinde önemli bir yere sahipti. Jane'in doğumu, onun özel hayatındaki mutluluğun bir göstergesiydi ve bu durum, çekimlerin bir süre ertelenmesine yol açtı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, Robert Ryan ve Gregory Peck ile birlikte Hollywood'un en aktif ve en sesli liberal Demokratlarından biriydi. Siyasi görüşlerini açıkça dile getirmekten çekinmezdi; Başkan Ronald Reagan'ın kendisini 'fiziksel olarak hasta' ettiğini ve Cumhuriyetçilerin hiçbirine, özellikle de Richard Nixon'a tahammül edemediğini söylemişti. Bu açıklamalar, onun siyasi duruşunun ne kadar güçlü olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, Frances Seymour Fonda ile evliliğinden Jane ve Peter Fonda'nın babasıydı. Ayrıca, üçüncü eşi Susan Blanchard ile birlikte Amy Fishman'ı evlat edindi ve Frances'in ilk evliliğinden olan üvey kızı Pan Corrias'ı da büyüttü. Bu geniş aile yapısı, Fonda'nın sorumluluk sahibi bir baba ve eş olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 1968 yılında aktörler Robert Ryan ve Martha Scott ile birlikte New York'ta Plumstead Playhouse adlı tiyatro prodüksiyon şirketini kurdu. Daha sonra Plumstead Theatre Society olarak yeniden adlandırılan bu şirket, Fonda ve Jane Alexander'ın başrollerini paylaştığı 'First Monday in October' adlı Broadway oyununun yapımcılığını üstlendi. Bu girişim, Fonda'nın sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda tiyatroya katkıda bulunan bir yapımcı olduğunu da gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 1974 yılında 'Clarence Darrow' adlı biyografik oyunla Broadway'e döndü ve bu performansıyla Tony Ödülü'ne aday gösterildi. Ancak sağlık sorunları, Nisan 1974'te bir performans sırasında yorgunluktan bayılmasına neden oldu. Prostat kanserinin yol açtığı kalp ritim bozukluğu nedeniyle kalp pili takıldı ve Fonda, ertesi yıl oyuna geri döndü. Bu durum, onun sanatına olan bağlılığını ve zorluklara rağmen sahneye çıkma kararlılığını gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, kariyeri boyunca dört kez haksız yere suçlanan bir adamı canlandırdı: 'You Only Live Once' (1937), 'Let Us Live' (1939), 'The Wrong Man' (1956) ve 'Gideon's Trumpet' (1980). Bu roller, onun adalet temalı hikayelere olan ilgisini ve toplumsal duyarlılığını gösterir. Aynı zamanda, bu tür karakterleri başarıyla canlandırma yeteneği, onun oyunculuk çeşitliliğini ortaya koyar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, iki filmde isimsiz ABD Başkanı rolünü canlandırdı: 'Fail Safe' (1964) ve 'Meteor' (1979). Bu roller, onun otoriter ve lider figürleri oynama yeteneğini gösterir. Her iki filmde de başkanlık makamının ciddiyetini ve sorumluluğunu başarıyla yansıttı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 1948'de Broadway'de 'Mister Roberts' oyunundaki performansıyla Tony Ödülü kazandı ve bu ödülü Paul Kelly ve Basil Rathbone ile paylaştı. Ayrıca, 1979'da özel bir Tony Ödülü'ne layık görüldü ve 1975'te 'Clarence Darrow' ile tekrar aday gösterildi. Bu ödüller, onun tiyatro kariyerindeki başarısının ve sahne sanatlarına yaptığı katkıların bir göstergesidir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, sekiz Oscar En İyi Film adayında başrol oynadı: 'Jezebel' (1938), 'Gazap Üzümleri' (1940), 'The Ox-Bow Incident' (1943), 'Mister Roberts' (1955), '12 Kızgın Adam' (1957), 'The Longest Day' (1962), 'How the West Was Won' (1962) ve 'On Golden Pond' (1981). Bu filmler, onun kariyerinin en önemli yapımları arasında yer alır ve sinema tarihindeki kalıcı etkisini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda'nın uzak ataları, 1400'lü yıllarda İtalya'nın Cenova kentinden Hollanda'ya göç etmişti. Amerika'ya yerleşen bu aile, New York'un yukarısında kendi adlarını taşıyan Fonda kasabasını kurdu. Ayrıca İngiliz, İskoç, Alman ve Norveç kökenleri de vardı. Baba tarafından büyükanne ve büyükbabası, 1800'lerde New York'tan Nebraska'ya taşınarak ailenin Amerika'daki köklerini genişletti.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 12 Nisan 1967'de 'Yours, Mine and Ours' (1968) filmindeki rolüne hazırlık yapmak üzere uçak gemisi USS Kitty Hawk'ı ziyaret etti ve geceyi gemide geçirdi. Bu ziyaret, onun rolüne ne kadar ciddiyetle hazırlandığını ve askeri yaşamı bizzat deneyimleme arzusunu gösterir. Bu deneyim, performansına gerçekçilik katmış olabilir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, yedi yıl boyunca GAF Film'in televizyon sözcülüğünü yaptıktan sonra, sekiz yaşında yaşadığı Omaha'daki aynı blokta bir Lifesavers reklamı çekmekten mutluluk duydu. Bu reklam, onun çocukluk anılarına olan bağlılığını ve memleketine duyduğu sevgiyi gösterir. Aynı zamanda, reklam dünyasında da yer alarak farklı bir alanda deneyim kazandı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, Billy Dee Williams, Greg Morris ve Chad Everett ile birlikte 'Com-TAC 303' adlı bir filmde rol almaya başladı. Çekimler 25 Temmuz 1977'de Mojave Çölü'nde başladı, ancak birkaç hafta sonra stüdyo finansmanı geri çekince film yarım kaldı. Film, II. Dünya Savaşı sırasında siyah savaş pilotlarını konu alıyordu ve tamamlanamamış olması, sinema tarihinde kayıp bir proje olarak kaldı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, Falmouth'ta bulunan University Players adlı genç oyuncu grubunun bir üyesiydi. Bu grupta Joshua Logan, Kent Smith, Myron McCormick, Bretaigne Windust, Charles Arnt, Mildred Natwick, James Stewart, Barbara O'Neill ve müstakbel eşi Margaret Sullavan gibi isimler yer alıyordu. Dört yıl boyunca birlikte çalışan bu grup, Fonda'nın kariyerinde önemli bir deneyim kaynağı oldu ve birçok önemli isimle tanışmasını sağladı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 1930'larda Başkan Franklin D. Roosevelt'in New Deal politikalarını desteklemek amacıyla kurulan Hollywood Demokratik Komitesi'nin kurucu üyelerinden biriydi. Bu komite, Hollywood'un siyasi hayatında etkili oldu ve Fonda'nın liberal görüşlerini pekiştirdi. Bu katılım, onun toplumsal sorumluluk anlayışının bir göstergesidir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, 20 Mayıs 2005'te Amerika Birleşik Devletleri Posta Servisi tarafından 'Legends of Hollywood' serisi kapsamında 37 sentlik bir hatıra puluyla onurlandırıldı. Bu pul, onun sinema tarihindeki yerini ve Amerikan kültürüne yaptığı katkıları ölümsüzleştirdi. Pul, koleksiyoncular için değerli bir parça haline geldi.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, ticari matbaacı William Brace Fonda ve Herberta Elma Jaynes'in oğluydu. Babası, Omaha'da W. B. Fonda Printing Company'nin sahibiydi. Bu aile ortamı, Fonda'nın çalışkanlık ve disiplin anlayışını şekillendirmiş olabilir. Ailesinin işi, ona erken yaşta sorumluluk duygusu aşıladı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, Onur Madalyası alan iki baba-oğul çiftinin her iki oğlunu da canlandırdı. 'Collision Course: Truman vs. MacArthur'da (1976) General Douglas MacArthur'u, 'The Longest Day'de (1962) ise Tuğgeneral Theodore Roosevelt Jr.'ı oynadı. Bu roller, onun tarihi figürleri başarıyla canlandırma yeteneğini ve askeri kahramanlık temalarına olan ilgisini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Empire dergisi, 1997 yılında yaptığı bir oylamayla Henry Fonda'yı 'Tüm Zamanların En İyi 100 Film Yıldızı' listesinde 95. sıraya yerleştirdi. Bu liste, sinema tarihinin en etkili isimlerini belirlerken, Fonda'nın bu listede yer alması, onun sinemaya yaptığı katkıların ne kadar büyük olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda'nın biyografisi, 'The Scribner Encyclopedia of American Lives' adlı ansiklopedinin birinci cildinde (1981-1985) yer aldı. Bu ansiklopedi, Amerikan tarihine önemli katkılarda bulunmuş kişilerin yaşam öykülerini derler. Fonda'nın bu ansiklopedide yer alması, onun Amerikan kültürü ve sineması üzerindeki etkisinin bir göstergesidir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, Broadway'de birlikte çalıştığı aktör Ross Alexander ile yakın arkadaş oldu. Bu dostluk, ikilinin kariyerlerinin ilk dönemlerinde başladı ve uzun yıllar devam etti. Alexander'ın trajik ölümü, Fonda'yı derinden etkiledi ve bu dostluk, onun özel hayatındaki önemli ilişkilerden biri olarak hatırlandı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1979 yılında, tiyatro kariyerindeki üstün başarılarından dolayı Özel Tony Ödülü'ne layık görüldü. Bu ödül, Broadway dışındaki çalışmaları da kapsayan geniş bir yelpazede, onun sahne sanatlarına yaptığı katkıları onurlandırmak amacıyla verildi. Fonda, bu ödülle birlikte, hem sinema hem de tiyatro alanındaki etkileyici performanslarının takdir edildiği nadir isimlerden biri oldu.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Sidney Lumet'in yönetmenliğini üstlendiği üç önemli filmde başrol oynadı: 1957 yapımı '12 Angry Men', 1958 yapımı 'Stage Struck' ve 1964 yapımı 'Fail Safe'. Bu filmler, Lumet'in gerilim ve dram türlerindeki ustalığını sergilerken, Fonda'nın da karakter derinliği yaratma konusundaki yeteneğini gözler önüne serdi. Özellikle '12 Angry Men'deki jüri üyesi rolü, sinema tarihinin unutulmaz performansları arasında yerini aldı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1 Ağustos 2019'da, Turner Classic Movies kanalının 'Summer Under the Stars' programı kapsamında, Henry Fonda'nın filmleri tüm gün boyunca gösterildi. Bu özel etkinlik, onun sinema kariyerindeki çeşitliliği ve kalıcı etkisini kutlamak amacıyla düzenlendi. Fonda'nın klasikleşmiş yapımları, yeni nesil sinemaseverlere tanıtılırken, onun Hollywood'un altın çağındaki önemli figürlerden biri olduğu bir kez daha hatırlatıldı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Fonda, ünlü palyaço Emmet Kelly'nin hayatını konu alan 'Clown' adlı bir film projesi için ön hazırlıklar yaptı, ancak senaryo aşamasında yaşanan sorunlar nedeniyle bu proje gerçekleşmedi. Buna rağmen, 27 Mart 1955'te yayınlanan 'General Electric Theatre' dizisinin 'The Clown' adlı bölümünde Kelly karakterini canlandırdı. Bu bölüm, Fonda'nın komedi ve dram arasındaki geçişlerdeki yeteneğini sergilemesine olanak tanıdı ve onun çok yönlü bir oyuncu olduğunu gösterdi.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Henry Fonda, ünlü oyuncu Bridget Fonda, Justin Fonda, Vanessa Vadim ve Troy Garity'nin büyükbabasıdır. Bu aile bağları, Fonda'nın sinema dünyasındaki etkisinin sadece kendi kariyeriyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda sonraki nesillere de ilham kaynağı olduğunu gösterir. Torunları, onun mirasını farklı alanlarda sürdürerek, Fonda ailesinin sanat dünyasındaki önemli konumunu pekiştirmişlerdir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1948 yapımı İtalyan klasiği 'Bisiklet Hırsızları' filmindeki başrol için düşünülen isimlerden biriydi. Vittorio De Sica'nın yönettiği bu film, İtalyan Yeni Gerçekçilik akımının en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir. Fonda'nın bu rolü üstlenmemesi, kariyerinin farklı bir yönde ilerlemesine neden olsa da, onun uluslararası sinemada ne kadar saygın bir oyuncu olduğunu gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Satirik komedi programı 'That Was the Week That Was'ın pilot bölümüne sunuculuk yaptı, ancak program yayına girdiğinde yerini David Frost'a bıraktı. Frost, aynı zamanda programın orijinal İngiliz versiyonunu da sunmuştu. Bu değişiklik, Fonda'nın televizyon dünyasındaki deneyimlerinin sınırlı kalmasına neden olsa da, onun farklı formatlarda da yer alabilecek esnekliğe sahip olduğunu gösterdi.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1963 yılında, Babalar Günü/Anneler Günü Konseyi tarafından 'Yılın Babası' seçildi. Bu unvan, Fonda'nın sadece ekranlardaki başarısını değil, aynı zamanda aile hayatındaki rolünü de takdir eden bir ödüldü. O dönemde Amerika'da aile değerlerine verilen önemin bir yansıması olarak, Fonda'nın bu seçimi, onun toplum nezdindeki saygınlığını artırdı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Henry Fonda, sinema kariyeri boyunca iki kez ABD başkanını canlandırdı: 1964 yapımı 'Fail Safe' ve 1979 yapımı 'Meteor' filmlerinde. Ayrıca, 1962 yapımı 'The Longest Day'de bir başkanın oğlunu, 1939 yapımı 'Young Mr. Lincoln'de ise gelecekteki bir başkanı (Abraham Lincoln) canlandırdı. Bu roller, onun politik ve tarihi karakterleri başarıyla yansıtabilme yeteneğini gösterirken, Amerikan tarihine olan ilgisini de ortaya koydu.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1923 yılında Nebraska'nın Omaha şehrindeki Omaha Central Lisesi'nden mezun oldu. Bu eğitim hayatı, onun oyunculuk kariyerine başlamadan önceki dönemine ışık tutar. Lise yıllarında tiyatroya olan ilgisi, ileride Hollywood'un en önemli yıldızlarından biri olmasının temelini attı. Omaha'daki bu dönem, Fonda'nın Amerikan Ortabatısı'na olan bağlılığını da şekillendirdi.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Henry Fonda, Susan Brewer, Roger Vadim ve Tom Hayden'ın eski kayınpederiydi. Bu aile bağları, onun özel hayatındaki karmaşık ilişkileri gözler önüne serer. Fonda'nın kızı Jane Fonda'nın evlilikleri, onun hayatında önemli bir yer tuttu ve bu ilişkiler, aile dinamiklerinin zaman içinde nasıl değiştiğini gösterir. Bu durum, Fonda'nın sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda bir aile reisi olarak da tanınmasına yol açtı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Henry Fonda, Malcolm Vadim ve Viva Vadim'in büyük büyükbabasıdır. Bu torunlar, onun kızı Jane Fonda ve yönetmen Roger Vadim'in çocuklarıdır. Fonda'nın soyundan gelen bu isimler, onun sanat ve kültür dünyasındaki mirasını sürdürmektedir. Aile bağları, Fonda'nın etkisinin nesiller boyunca devam ettiğini ve onun adının sinema tarihinde kalıcı bir yer edindiğini gösterir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1974 yılında, 'Clarence Darrow' adlı tek kişilik oyundaki performansıyla Drama Desk Ödülü'nü kazandı ve aynı performansla Tony Ödülü'ne aday gösterildi. Bu oyun, ünlü avukat Clarence Darrow'un hayatını anlatıyordu ve Fonda'nın sahne üzerindeki etkileyici varlığını bir kez daha kanıtladı. Bu başarı, onun tiyatro kariyerindeki en önemli anlardan biri olarak kabul edilir.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- İkinci Dünya Savaşı sırasındaki hizmetleri nedeniyle Bronz Yıldız madalyası ve Başkanlık takdiri ile ödüllendirildi. Bu onurlar, onun sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda vatanına hizmet etmiş bir asker olduğunu da gösterir. Fonda'nın savaş dönemindeki fedakarlıkları, onun karakterinin gücünü ve vatanseverliğini ortaya koyar.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1942'den itibaren Deniz Kuvvetleri'nde teğmen olarak görev yaptı ve Orta Pasifik'te Operasyonlar Asistan Subayı olarak hizmet verdi. Bu görevi sırasında gösterdiği üstün başarılar nedeniyle Bronz Yıldız ve Başkanlık Takdiri ile ödüllendirildi. Fonda'nın askeri kariyeri, onun disiplinli ve kararlı bir kişiliğe sahip olduğunu gösterirken, savaş sonrası dönemde sinemaya dönüşünde de bu deneyimlerin etkisi görüldü.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Henry Fonda, Olivia de Havilland ile iki farklı yapımda evli bir çifti canlandırdı: 1942 yapımı 'The Male Animal' ve 1979 yapımı 'Roots: The Next Generations'. Bu iki film arasında geçen süre, onların oyunculuk kariyerlerindeki uzun ömürlülüğü ve birlikte uyumlu çalışabilme yeteneklerini gösterir. Fonda ve de Havilland'ın ekran uyumu, dönemin en beğenilen çiftlerinden biri olmalarını sağladı.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- 1980 yılında, sinema sanatına yaptığı olağanüstü katkılardan dolayı Onursal Akademi Ödülü'ne layık görüldü. Bu ödül, onun kariyeri boyunca gösterdiği üstün performansların ve sinema dünyasına kattığı değerlerin bir takdiri olarak verildi. Fonda, bu onurla birlikte, Hollywood'un en saygın isimleri arasındaki yerini bir kez daha pekiştirdi.
Kaynaklar (1)
- Veri tabanıIMDb kaydı ↗
- Henry Fonda 12 Ağustos 1982’de Los Angeles’taki evinde, 77 yaşında kalp hastalığı nedeniyle hayatını kaybetti. Ölümünden birkaç ay önce On Golden Pond ile ilk ve tek rekabetçi Oscar’ını kazanmıştı.
Kaynaklar (1)
- KaynakWikipedia ↗
Öne çıkan yapımları
Tüm yapımları → →
12 Angry MenFilm · 1957
C'era una volta il WestFilm · 1968The Grapes of WrathFilm · 1940The Longest DayFilm · 1962My Name Is NobodyFilm · 1973The Wrong ManFilm · 1956The Tonight Show Starring Johnny CarsonDizi · 1962Fail SafeFilm · 1964On Golden PondFilm · 1981My Darling ClementineFilm · 1946How the West Was WonFilm · 1962Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.
Frank Wolff